<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Erciyes Haber - Kayseri Haber - Kayseri Son Dakika</title>
      <link>https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Kayseri'nin Haber sitesi Erciyes Haber, Kayseri haberlerini, Kayseri'den güncel son dakika gelişmelerini, Kayseri gündemini okurlarına sunuyor.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Mon, 10 Aug 2026 17:20:27 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.erciyeshaber.com/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuk doktorundan anestezi teknikerine Kayseri'nin gönüllü sağlık ordusu]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/cocuk-doktorundan-anestezi-teknikerine-kayseri-nin-gonullu-saglik-ordusu/13893/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri 11. Bölge Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeli, afet ve acil durumlara müdahale edebilmek için eğitim ve tatbikatlarla hazırlıklarını sürdürüyor. Farklı branşlardan sağlık çalışanlarının gönüllü olarak görev aldığı UMKE, yılın ilk 6 ayında yaklaşık 39 faaliyet gerçekleştirdi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/cocuk-doktorundan-anestezi-teknikerine-kayseri-nin-gonullu-saglik-ordusu/13893/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri 11. Bölge Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeli, afet ve acil durumlara müdahale edebilmek için eğitim ve tatbikatlarla hazırlıklarını sürdürüyor. Farklı branşlardan sağlık çalışanlarının gönüllü olarak görev aldığı UMKE, yılın ilk 6 ayında yaklaşık 39 faaliyet gerçekleştirdi.</p><p>Ağustos ayının ilk haftasının Ulusal UMKE Haftası olarak kutlandığını belirten Afetlerde Sağlık Hizmetleri Sorumlusu Adem Koçak, UMKE&#39;nin sağlık personelinin gönüllü katılımıyla görev yaptığını söyledi. Kayseri&#39;nin UMKE yapılanmasında 11. Bölge olarak görev yaptığını belirten Koçak, Nevşehir ve Niğde&#39;nin de bölgeye bağlı olduğunu ifade ederek, 'Toplu trafik kazaları, kayıp şahısların aranması, suda boğulma gibi doğal afetlerde görev yapıyoruz. Niğde ve Nevşehir ekiplerimizin de katılımıyla her yıl eğitim ve tatbikat düzenliyoruz. Sağlık personellerimizin mesleki yeterliliğini artırmak, afet ve acil durumlarda hızlı müdahalelerini sağlamak amacıyla bu tatbikatlara hız veriyoruz' dedi.</p><p>UMKE&#39;de farklı branşlardan sağlık çalışanları görev yapıyor</p><p>Üç yıldır UMKE gönüllüsü olduğunu belirten Uzman Çocuk Doktoru Burcu Emeklioğlu, afetlerde çocuk ve erişkin hastalara ilk müdahalenin sahada gerçekleştirildiğini söyledi. UMKE bünyesinde birçok farklı branştan sağlık çalışanının gönüllü olarak görev yaptığını aktaran Emeklioğlu, 'Genel cerrahi, beyin cerrahisi, dahiliye, çocuk cerrahisi hekimlerimiz mevcut. Erişkin psikiyatri uzmanımız bile var. Arkadaşlarımızla gönüllü olarak çalışmalarımız devam ediyor' diye konuştu.</p><p>6 Şubat depremlerinin UMKE&#39;ye gönüllü olmasında etkili olduğunu ifade eden Emeklioğlu, 'Toplum olarak evde oturup o insanları izlemeye yatkın değiliz. Bir şekilde her şeyimizi ortaya koyarak o insanlara yardım etme içgüdümüz çok yüksek. 6 Şubat depremi, benim UMKE&#39;ye gönüllü olmamdaki olaylardan bir tanesi. Hastanede çalışıyor da olsam insanlara gönüllü olarak yardım etmek istiyorum. Bu ayrı bir değer. Ben de bu değerin içinde olmaktan çok mutluyum' ifadelerini kullandı.</p><p>'Hastanelerin olmadığı bölgelerde görev yapıyoruz'</p><p>10 yıllık hemşire olduğunu ve 2 yıldır UMKE gönüllüsü olarak görev yaptığını belirten Hemşire Gamze Kahraman da afetlerde sağlık hizmetlerinin sahada sürdürülebilmesi için özel eğitimlerden geçtiklerini söyledi. Kahraman, 'Normalde hastanelerde ve sahalarda normal şartlarda kolaylıkla çalışabiliyoruz ama olağanüstü durumlarda bazen hastanelerin olmadığı durumlar oluyor. Buralarda hastanelerdeki tıbbi bilgi ve becerilerimizi sahada da kullanmak için uğraşıyoruz. Hemşirelik mesleğimizin üzerine eklediğimiz bilgilerle, acil ve afet durumlarında verilen eğitimlerle bu imkanları hastalarımıza sunuyoruz' dedi.</p><p>Sahra hastanelerinde farklı branşlara ihtiyaç duyuluyor</p><p>Anestezi Teknikeri Elif Koçer ise, UMKE&#39;nin yalnızca acil sağlık personelinden oluşmadığını belirterek, afet bölgelerinde kurulan sahra hastanelerinde farklı branşlardan sağlık çalışanlarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Koçer, 'Afet durumlarında sahra hastaneleri kuruluyor. O hastaneler küçük hastane gibi ayarlanıyor ve içinde hastanede olması gereken bütün bölümler var. Acil durumlarda ameliyat olması gereken hastalara müdahale etmemiz gerekiyor. O yüzden UMKE&#39;de anestezi teknikeri olarak görev yapıyorum' diye konuştu.</p><p>Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, yılın ilk 6 ayında Kayseri, Niğde ve Nevşehir&#39;i kapsayan bölgede yaklaşık 39 faaliyet gerçekleştirdiklerini açıkladı. UMKE ekiplerinin trafik kazaları, toplu olaylar, afetler ve boğulma vakaları gibi birçok durumda görev aldığını belirten Köseoğlu, 'Hem ilimiz hem bölgemizde farklı branşlardaki Sağlık Bakanlığı çalışanları UMKE gönüllüsü olarak bulunmaktadır. Doktor, ATT, hemşire, paramedik, anestezi teknikeri ve diğer branşlardaki uzman doktorlarımız gibi Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan tüm branşlar ilimiz ve bölgemizde bulunmaktadır' dedi.</p><p>Köseoğlu, ekiplerin muhtemel afet ve acil durumlara karşı sürekli hazır tutulduğunu belirterek, 'İlimizde ve bölgemizde oluşabilecek acil ve afet durumlarında  ekiplerimizi hazır hale getiriyoruz' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cocuk-doktorundan-anestezi-tek_1786267991_Un9cJ6.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuk doktorundan anestezi teknikerine Kayseri'nin gönüllü sağlık ordusu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/cocuk-doktorundan-anestezi-tek_1786267991_Un9cJ6.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[KKKA'da önemli gelişme aşının ilk fazı tamamlanmak üzere]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/kkka-da-onemli-gelisme-asinin-ilk-fazi-tamamlanmak-uzere/13848/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/kkka-da-onemli-gelisme-asinin-ilk-fazi-tamamlanmak-uzere/13848/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, 'Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz' dedi.</p><p>ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac&#39;ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü&#39;nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, 'Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte' dedi.</p><p>'Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz'</p><p>Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, 'Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır. Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kkka-da-onemli-gelisme-asinin-_1786097162_gS6yip.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ KKKA'da önemli gelişme aşının ilk fazı tamamlanmak üzere ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kkka-da-onemli-gelisme-asinin-_1786097162_gS6yip.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'nde Emzirme Haftası kapsamında farkındalık etkinliği düzenlendi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-nde-emzirme-haftasi-kapsaminda-farkindalik-etkinligi-duzenlendi/13811/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'ne bağlı Emel Mehmet Tarman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Kliniği'nde, 1-7 Ağustos Emzirme Haftası kapsamında emzirmenin önemine dikkat çekmek amacıyla bilgilendirme standı kurularak farkındalık etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-nde-emzirme-haftasi-kapsaminda-farkindalik-etkinligi-duzenlendi/13811/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;ne bağlı Emel Mehmet Tarman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Kliniği&#39;nde, 1-7 Ağustos Emzirme Haftası kapsamında emzirmenin önemine dikkat çekmek amacıyla bilgilendirme standı kurularak farkındalık etkinliği gerçekleştirildi.</p><p>Etkinlik kapsamında anne ve anne adaylarına emzirmenin bebek ve anne sağlığı üzerindeki olumlu etkileri hakkında bilgilendirmelerde bulunulurken, sağlıklı emzirme süreciyle ilgili broşür ve eğitim materyalleri de dağıtıldı.</p><p>Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Ali Çöl, Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Mustafa Birkin ve hastane yöneticileri kurulan bilgilendirme standını ziyaret ederek görevli sağlık personelinden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. BaşhekimUzm. Dr. Ali Çöl, Emzirme Haftası dolayısıyla özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür ederek emzirmenin toplum sağlığı açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Programın devamında klinikteki birimleri ziyaret eden Başhekimimiz ve beraberindeki heyet, personelin çalışmaları hakkında bilgi aldı.</p><p>Tedavi gören hastalar ile hasta yakınlarını da ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini ileten hastane yönetimi, sağlık hizmetlerinin daha kaliteli sunulmasına yönelik değerlendirmelerde bulunarak klinikten ayrıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kayseri-devlet-hastanesi-nde-e_1785938582_OGiu8H.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kayseri Devlet Hastanesi'nde Emzirme Haftası kapsamında farkındalık etkinliği düzenlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kayseri-devlet-hastanesi-nde-e_1785938582_OGiu8H.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sıcaklarda kalbinizi koruyun]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/sicaklarda-kalbinizi-koruyun/13752/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Yasemin Doğan, sıcak havaların özellikle kalp ve damar hastalığı olan bireyler için daha fazla risk taşıdığını söyleyerek, Sıcakla birlikte hem vücudun hem de kalbin iş yükü artıyor dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/sicaklarda-kalbinizi-koruyun/13752/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Yasemin Doğan, sıcak havaların özellikle kalp ve damar hastalığı olan bireyler için daha fazla risk taşıdığını söyleyerek, 'Sıcakla birlikte hem vücudun hem de kalbin iş yükü artıyor' dedi.</p><p>'Sıcaklarda ölümlerin büyük kısmı kardiyovasküler hastalıklardan'</p><p>Sıcak havalarda meydana gelen ölümlerin büyük kısmını kardiyovasküler hastalıkların oluşturduğunu söyleyen Yasemin Doğan, 'İklim değişikliğiyle birlikte artık sıcak havaları olduğundan daha şiddetli, daha uzun süreli hissediyoruz. Buna bağlı olarak da artan ölüm haberlerini hepimiz artık dünya haberlerinden de izlemekteyiz. Özellikle sıcak havalara bağlı ölümlerin çok büyük bir kısmını kardiyovasküler hastalıkların oluşturduğunu görüyoruz. Sıcak havalarla birlikte özellikle kalp damar hastalığı olan bireylerin sağlıklı bireylere göre de yapılan çalışmalarda 7 kat daha fazla ölüm oranının olduğu tespit edilmiş. Sıcak havalarla birlikte vücudumuzda ne oluyor, kalbimizde ne değişiyor? Vücudumuz kendini soğutmak zorunda kalıyor. Bunun için de damarlarda genişleme ve terleme meydana getiriyor. Bunun sonucu olarak da kalp daha çok çalışıyor, daha çok kan pompalamak zorunda kalıyor. Ayrıyeten de terlemeyle birlikte sıvı ve mineral kayıpları yaşıyoruz. Buna bağlı olarak halk arasında kanda koyulaşma yani pıhtılaşmaya eğilim artabiliyor, tansiyon düşüyor ve kalbin iş yükü daha da fazla artıyor. Bu da kalp damar hastalıkları için bir risk faktörü oluşturuyor' dedi.</p><p>'Çarpıntı, baş dönmesi gibi durumlarda zaman kaybedilmemeli'</p><p>Doç. Dr. Doğan, kalp damar hastalığı olan kişilerin belirli durumlarda zaman kaybetmeden bir uzmana görünmesi gerektiğini söyleyerek, 'Hangi sağlık sorunlarını görebiliriz? Bu hastalarda kalp krizi gibi önemli ciddi problemlerle karşılaşabiliyoruz. Bununla birlikte kalp yetmezliği hastalarının durumlarında kötüleşme, ritim bozuklukları, bayılma, tansiyon düşmeleri, halk arasında inme olarak tarif edilen serebrovasküler hastalıkları görebiliyoruz. Hatta aşırı sıcaklara bağlı ani kalp durması bile yaşanılabiliyor. Hangi belirtiler bizim için önemli? Eğer kişide şiddetli bir göğüs ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi, baygınlık hissi, bilinç değişikliği meydana geliyorsa zaman kaybetmeden mutlaka erken bir şekilde sağlık kuruluşuna başvurması gerekmektedir. Kimler daha fazla risk altında? Özellikle 65 yaş üstü olan, kalp yetmezliği olan, koroner arter hastalığı olan, diyabeti olan, hipertansiyon, kronik böbrek yetmezliği olan, obez hastalar ve açık alanda çalışan hastalar daha fazla risk oluşturuyor' ifadelerini kullandı.</p><p>'Susamayı beklemeden su içilmeli'</p><p>Sıcaklardan korunmak için susama beklemenden sık sık su tüketilmesi gerektiğini söyleyen Yasemin Doğan, 'Kendimizi korumak için ne yapabiliriz? Özellikle susamayı da beklemeden gün içerisinde düzenli aralıklarla mutlaka sıvı tüketmemiz gerekiyor. Sıcağın en hissedildiği saat 11 ile 16 arasında dışarı çıkılmamasını öneriyoruz. Ağır egzersizlerden kaçınılmalı, spor yapılacaksa da sabah erken saatlerde ya da akşam hava serinledikten sonra yapmamız gerekiyor. Açık renkli pamuklu kıyafetler tercih etmemiz gerekiyor. Aşırı kafein ve alkol tüketiminden bu dönemde mutlaka kaçınmamız gerekiyor. Ve özellikle bizim için tansiyon hastaları ve kalp yetmezliği hastalarının kullandığı idrar söktürücülerde düzenleme yapılması gerekebilir. Bunu kesinlikle kendi başlarına yapmamalarını, mutlaka hekimlerinin görüşünü alarak yapmalarını öneriyoruz. Sıcakla birlikte hem vücudumuzun iş yükü hem de kalbimizin iş yükü artıyor. Ancak çeşitli önlemler alarak hem kalbimizi hem de kendi sağlığımızı koruyabiliriz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sicaklarda-kalbinizi-koruyun_1785740583_5c0tAf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sıcaklarda kalbinizi koruyun ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sicaklarda-kalbinizi-koruyun_1785740583_5c0tAf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Doğrudan temasta 'su siğili' riski]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/dogrudan-temasta--su-sigili--riski/13684/</link>
            <description><![CDATA[Acıbadem Kayseri Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Sema Karaoğlu, halk arasında 'su siğili' olarak bilinen molluscum contagiosum hastalığının doğrudan deri temasıyla bulaşan viral bir enfeksiyon olduğunu belirterek, özellikle çocuklarda ortak kullanılan oyuncak, havlu, lif ve sünger gibi eşyalar aracılığıyla da bulaşabileceğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/dogrudan-temasta--su-sigili--riski/13684/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Acıbadem Kayseri Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Sema Karaoğlu, halk arasında &#39;su siğili&#39; olarak bilinen molluscum contagiosum hastalığının doğrudan deri temasıyla bulaşan viral bir enfeksiyon olduğunu belirterek, özellikle çocuklarda ortak kullanılan oyuncak, havlu, lif ve sünger gibi eşyalar aracılığıyla da bulaşabileceğini söyledi.</p><p>Dr. Sema Karaoğlu, su siğilinin günümüzde oldukça sık görüldüğünü belirterek, 'Halk arasında su siğili olarak bilinen molluscum contagiosum, poxvirüs grubuna ait bir virüsün oluşturduğu bulaşıcı bir deri hastalığıdır. En sık 2-10 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Deride 1-5 milimetre çapında, parlak, kubbe şeklinde ve ortası hafif çökük papüller oluşur. Lezyonlar en sık kol, bacak, gövde ve yüzde görülmekle birlikte vücudun her bölgesinde ortaya çıkabilir' dedi.</p><p>Antibiyotiklerin bu hastalıkta etkili olmadığını vurgulayan Karaoğlu, 'Su siğili viral bir enfeksiyondur. Bu nedenle antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Hastalar zaman zaman antibiyotik kullanarak tedavi olmaya çalışıyor ancak bu yaklaşım doğru değildir' ifadelerini kullandı.</p><p>Yetişkinlerde mutlaka değerlendirilmeli</p><p>Çocukluk çağında bulaşmanın daha çok yakın temas ve ortak kullanılan eşyalarla gerçekleştiğini ifade eden Karaoğlu, yetişkinlerde ise durumun farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, şu ifadelere yer verdi:</p><p>'Çocuklarda hastalık daha çok oyun sırasında oluşan yakın deri temasıyla bulaşır. Aynı havlu, lif, sünger ve oyuncakların ortak kullanılması bulaşmayı kolaylaştırabilir. Yetişkinlerde ise lezyonlar özellikle genital bölgede görülüyorsa cinsel temasla bulaşma ihtimali yüksektir. Bu nedenle erişkin hastalarda su siğili tespit edildiğinde diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar açısından da değerlendirme yapılması gerekir.'</p><p>Kaşıma, hastalığın yayılmasına neden olabilir</p><p>Su siğilinin çoğu olguda bağışıklık sistemi tarafından 6-18 ay içerisinde kendiliğinden temizlenebildiğini belirten Karaoğlu, özellikle atopik dermatitli çocuklarda dikkatli olunması gerektiğini söyleyerek, 'Atopik bünyeli çocuklarda kaşıntı daha belirgindir. Kaşıma sırasında virüs sağlam deriye taşınarak yeni lezyonların oluşmasına neden olabilir. Ayrıca kaşıma sonucu ikincil bakteriyel enfeksiyonlar ve egzamatöz reaksiyonlar da gelişebilir' dedi.</p><p>En etkili tedavi lezyonların uzaklaştırılmasıdır</p><p>Tedavinin hastaya göre planlandığını belirten Karaoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Lezyon sayısı azsa ve yayılım göstermiyorsa belirli bir süre izlem yapılabilir. Ancak lezyonlar hızla çoğalıyor, yüz ve göz kapağı gibi hassas bölgelerde bulunuyor ya da bulaştırıcılığı artırıyorsa tedavi edilmesi gerekir. Günümüzde en etkili tedavi yöntemlerinden biri küretaj ile lezyonların uzaklaştırılmasıdır. Küretaj sırasında lezyonun içindeki virüs içeren materyal tamamen temizlenir ve lezyon iyileşir. Bunun yanında hastanın yaşına, lezyonların sayısına ve yerleşimine göre farklı topikal tedavi seçenekleri de uygulanabilir. Su siğili korkulacak bir hastalık değildir ancak bulaşıcıdır. Özellikle çocuklarda lezyonların kaşınmaması, ortak havlu ve kişisel eşyaların kullanılmaması, yakın deri temasının azaltılması ve gerekli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurulması hem hastalığın yayılımını hem de aile içi bulaşı azaltacaktır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dogrudan-temasta--su-sigili--r_1785394447_wTuD0x.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Doğrudan temasta 'su siğili' riski ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/dogrudan-temasta--su-sigili--r_1785394447_wTuD0x.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hemoroid'e kesi ve dikişsiz lazerli tedavi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/hemoroid-e-kesi-ve-dikissiz-lazerli-tedavi/13574/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Ali Can Yalı, hemoroid ameliyatlarında lazerli yöntemle kesi ve dikiş olmadan tedavi yapılabildiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/hemoroid-e-kesi-ve-dikissiz-lazerli-tedavi/13574/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü&#39;nden Op. Dr. Ali Can Yalı, hemoroid ameliyatlarında lazerli yöntemle kesi ve dikiş olmadan tedavi yapılabildiğini söyledi.</p><p>Op. Dr. Ali Can Yalı, hemoroid ameliyatlarında kullanılan lazer yöntemi hakkında verdiği bilgilerde;  'Hemoroid, halk arasında basur veya mayasıl olarak bilinen, anal kanaldaki normal damar yastıkçıklarının büyüyerek aşağı doğru sarkması sonucu ortaya çıkıyor. Makattan kanama, kaşıntı, ele gelen şişlik, akıntı ve bazı hastalarda ağrı gibi belirtilerle kendini gösteren hemoroid, kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Şikyetlerin şiddeti; hemoroidin evresine, yerleşimine ve eşlik eden diğer anal hastalıkların varlığına göre değişiklik gösterebiliyor. Bazı hastalarda yalnızca hafif rahatsızlık hissi görülürken, bazı kişilerde günlük yaşamı olumsuz etkileyen ciddi yakınmalar gelişebiliyor. Tedavide klasik cerrahi yöntemlere alternatif olarak uygulanan lazer hemoroid cerrahisi, kesi ve dikiş gerektirmemesi sayesinde iyileşme sürecini kısaltabiliyor ve hastaların günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönmelerine yardımcı olabiliyor' dedi.</p><p>Hemoroid hastalığının dört evrede değerlendirildiğini söyleyen Yalı,  'Evre 1&#39;de kanama görülebilir, ancak dışarı sarkma yoktur. Evre 2&#39;de dışkılama sırasında dışarı çıkar ve sonrasında kendiliğinden içeri döner. Evre 3&#39;te dışarı çıkar ve elle içeri itilmesi gerekir ve evre 4&#39;te sürekli dışarıdadır ve içeri itilemez. Hemoroid hastalığında evreleme, tedavi planının belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Her evrede uygulanacak yaklaşım farklılık göstermektedir. Erken evrelerde yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavileri yeterli olabilirken, ileri evrelerde girişimsel yöntemler veya cerrahi tedavi gerekebilmektedir. Bu nedenle yalnızca hastanın şikyetleri değil, muayene tespitleri de ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir' ifadelerini kullandı.</p><p>Hareketsiz yaşam ve aşırı kilo hemoroid riskini artırıyor</p><p>Dr. Yalı, 'Toplumda sık görülen hemoroidin birçok nedeni bulunmaktadır. Bu sebepler şöyle sıralanabilir; kronik kabızlık veya uzun süre ıkınma, liften fakir beslenme, tuvalette uzun süre oturma, gebelik, obezite, ağır kaldırma ve İleri yaş. Bunlara ek olarak hareketsiz yaşam tarzı, yetersiz sıvı tüketimi ve aile öyküsü de hemoroid gelişme riskini artırabilmektedir. Özellikle masa başında uzun saatler çalışan kişilerde ve düzenli dışkılama alışkanlığı olmayan bireylerde şikyetler daha sık görülmektedir. Risk faktörlerinin azaltılması, hem mevcut yakınmaların hafiflemesine hem de tedavi sonrasında hastalığın tekrarlama riskinin düşürülmesine katkı sağlayabilmektedir' dedi.</p><p>Lazer uygulamasıyla hemoroidal damarlar küçültülüyor</p><p>Lazer tedavisinin damarları küçülttüğünü söyleyen Yalı, 'Lazer hemoroit cerrahisi, uygun hastalarda hemoroid dokusuna lazer enerjisi uygulanarak damarların küçültülmesini amaçlayan minimal invaziv bir tedavi yöntemidir. Genellikle seçilmiş evre 2 ve evre 3 hemoroitlerde, bazı uygun evre 4 vakalarında da uygulanabilmektedir. Ancak her hemoroit hastası lazer tedavisi için uygun değildir. Bu nedenle tedavi yöntemi, ayrıntılı muayene sonrasında belirlenmelidir. Bu yöntemde amaç, hemoroid dokusunu kontrollü şekilde küçültmek ve çevre dokulara mümkün olduğunca az zarar vermektir. İşlem süresi hemoroidin yapısına ve hastanın klinik durumuna göre değişebilmektedir. Bazı hastalarda aynı seansta ek girişimlere ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu nedenle lazer tedavisi, standart bir uygulama değil kişiye özel planlanan bir cerrahi seçenek olarak değerlendirilmektedir' ifadelerini kullandı.</p><p>Lazer tedavisinin daha konforlu bir iyileşme süreci sunabildiğini söyleyen Dr. Yalı, 'Uygun hastalarda lazer hemoroid cerrahisi şu avantajları sağlayabilmektedir:  daha az doku hasarı, daha düşük kanama riski, günlük yaşama daha kısa sürede dönüş ve anal kanal anatomisinin daha iyi korunması. Bunlara ek olarak bazı hastalarda işlem sonrası bakım süreci daha konforlu geçebilmekte ve hastanede kalış süresi kısalabilmektedir. Ancak her cerrahi yöntemde olduğu gibi lazer tedavisinde de hastalığın tekrarlama riski bulunmaktadır. Tedavinin başarısı; doğru hasta seçimi, uygun cerrahi teknik ve hastanın yaşam tarzı alışkanlıklarıyla yakından ilişkilidir. Özellikle kabızlığın önlenmesi, lif açısından zengin beslenme ve düzenli tuvalet alışkanlığı kazanılması tedavi sonuçlarını olumlu yönde etkileyebilmektedir. Lazerle hemoroid cerrahisi, uygun hastalarda güvenli ve konforlu bir tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır. Ancak en doğru tedavi yöntemi; hemoroidin evresi, hastanın şikyetleri, muayene tespitleri ve eşlik eden sağlık sorunları değerlendirilerek genel cerrahi uzmanı tarafından belirlenmelidir. Her hastada aynı tedavi yönteminin uygulanması mümkün olmayabileceği için kişiye özel planlama yapılması büyük önem taşımaktadır. Doğru hasta seçimi yapıldığında lazer tedavisi, hem şikyetlerin azaltılmasına hem de iyileşme sürecinin daha rahat geçirilmesine katkı sağlayan etkili bir seçenek olabilmektedir' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hemoroid-e-kesi-ve-dikissiz-la_1784794684_YAVKRW.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hemoroid'e kesi ve dikişsiz lazerli tedavi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hemoroid-e-kesi-ve-dikissiz-la_1784794684_YAVKRW.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlıklı Hayat Merkezleri'ne ulaşmak artık daha kolay]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/saglikli-hayat-merkezleri-ne-ulasmak-artik-daha-kolay/13447/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Doktor Duygu Horoz; Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde sunulan tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirterek, vatandaşların artık kentteki 9 merkeze 0352 222 33 66 numaralı ortak hattan ulaşabileceğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/saglikli-hayat-merkezleri-ne-ulasmak-artik-daha-kolay/13447/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Doktor Duygu Horoz; Sağlıklı Hayat Merkezleri&#39;nde sunulan tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirterek, vatandaşların artık kentteki 9 merkeze 0352 222 33 66 numaralı ortak hattan ulaşabileceğini söyledi.</p><p>Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Doktor Duygu Horoz, Sağlıklı Hayat Merkezleri&#39;nin koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmek amacıyla faaliyet gösterdiğini belirterek, merkezlerde sunulan tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu ifade etti. Sağlıklı Hayat Merkezleri&#39;nin bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasını desteklediğini kaydeden Horoz; 'Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Doktor Duygu Horoz, 'Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz; Sağlık Bakanlığı tarafından koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulmuş, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasını destekleyen ve hastalık oluşmadan önce risk faktörlerini belirleyip yeni tedbirlerimizi almamızı sağlayan kuruluşlarımızdır. Merkezlerimizde pek çok hizmet sunulmakta. Bu hizmetlerin temel amacı toplumun sağlık düzeyini yükseltmek, kronik hastalıkların görülme sıklığını azaltmak, sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırıp vatandaşların yaşam kalitesini artırmaktır. İnsanların hastalanmadan önce sağlıklarını korunmayı amaçlayan kuruluşlardır' dedi. Merkezlerde diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, çocuk gelişimi uzmanı ve sosyal hizmet uzmanlarının görev yaptığını belirten Horoz, beslenme danışmanlığından psikolojik desteğe, fiziksel aktivite danışmanlığından çocuk ve ergen sağlığı hizmetlerine, kadın ve üreme sağlığından tütün bağımlılığı danışmanlığına kadar birçok alanda hizmet verildiğini ifade etti. Duygu Horoz; 'Bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunduğumuz hizmetler ücretsizdir. İkamet adresiniz, aile hekiminiz nerede olursa olsun herhangi bir merkezden hizmet alabilirsiniz. Kayseri&#39;de 9 adet Sağlıklı Hayat Merkezi&#39;miz bulunmakta. Bu 9 merkezin herhangi birisine ulaşmanız mümkündür. Bu merkezlerimizde diyetisyen arkadaşlar beslenme danışmanlığı veriyor. Kilo kontrol sorunu yaşayanlar, diyabet hastalığı olanlar, kronik hastalığı olanlar, obezite problemi yaşayanlar, beslenme düzeni oluşturmak isteyenler ya da gebelik ve emzirme döneminde daha sağlıklı nasıl besleneceğini öğrenmek isteyen gebe kadınlar ve anneler ve isteyen herkes polikliniğimize başvurabilir. Psikologlarımız tarafından danışmanlık hizmetimiz var. Stres, kaygı, aile içi iletişim problemleri, sınav kaygısı, akran zorbalığı gibi gerek ergen gerekse yetişkinlerin yaşayabileceği bütün psikolojik problemler için psikologlarımız hizmet veriyor. Ayrıca fizyoterapist arkadaşlarımız burada fiziksel aktivite danışmanlığı vermekte. Hareketsiz yaşam sürenler, duruş bozukluğu yaşayanlar, eklem ağrıları çekenler, ya da egzersiz programları öğrenmek isteyenler fizyoterapistlerimize başvurabilirler. Çocuk ve Ergen Sağlığı Hizmeti veriyoruz çocuk gelişimi uzmanlarımızla beraber. Çocukların zihinsel, motor gelişimlerini takip ettirmek, davranış problemi veya uyum sorunu yaşayan çocuklarla alakalı doğru davranış bilgisi almak isteyen herkes hizmet alabilir. Sosyal Hizmet Danışmanlığı veriyoruz; sosyal, ekonomik, ailevi problemler ya da kronik sağlık problemlerinin getirdiği bazı sıkıntılar nedeniyle yasal haklarını öğrenmek veya destek almak isteyen herkes sosyal hizmet uzmanlarımızdan destek alabilirler. Aynı zamanda Kadın ve Üreme Sağlığı Hizmeti veriyoruz. Gebelik planlayanlar, hamileler, yeni doğum yapmış anneler, üreme sağlığı ya da aile planlaması hakkında bilgi almak isteyen herkes polikliniklerimize başvurabilirler. Tütün ve Madde Bağımlılığı Danışmanlığı hizmeti veriyoruz; tütün bağımlılığından kurtulmak isteyen, profesyonel ilaçlı ya da ilaçsız destek almak isteyen herkes polikliniklerimize başvurabilir. Verdiğimiz önemli hizmetlerden biri de Kanser Erken Teşhis Merkezi olarak çalışıyor olmamız. Erken teşhis için ücretsiz kanser taramaları yapıyoruz. Gebe Bilgilendirme Okulumuz var; anne adayları, yeni doğum yapmış lohusalar, evlilik öncesi danışmanlık almak isteyen tüm çiftler buraya başvurabilirler' ifadelerini kullandı.</p><p>9 merkez tek numarada birleşti</p><p>Başvuruların doğrudan yapılabildiğini, isteyen vatandaşların MHRS üzerinden de randevu alabileceğini belirten Horoz konuşmasını; 'Sağlıklı Hayat Merkezleri&#39;nden her yaştan vatandaş ücretsiz olarak faydalanabilmektedir. 40 ila 60 yaş aralığındaki tüm kadınlar meme kanseri taramalarını yaptırmak için 2 yılda bir, rahim ağzı kanseri taraması yaptırmak isteyen 30-65 yaş aralığındaki tüm kadınlar 5 yılda bir, kalın bağırsak kanser taraması yaptırmak isteyen kadın ya da erkek tüm vatandaşlarımız 2 yılda bir gaitada gizli kan testi yaptırmak üzere Sağlıklı Hayat Merkezleri&#39;mize başvurabilir. Başvurular doğrudan merkezimize yapılabildiği gibi Merkez Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alınarak da yapılabilmekte. Ancak randevu almaya gerek olmadan doğrudan da kişiler buralara başvurabilmektedir. Önemli olan 9 tane Sağlıklı Hayat Merkezi&#39;mize tek numaradan 0352 222 33 66 numaralı hattan ulaşabilmek mümkündür. Bu numarayı aradığınız zaman bu numara size gerekli yönlendirmeleri yapmakta, hangi Sağlıklı Hayat Merkezi&#39;nden hizmet almak istiyorsanız sizi oraya yönlendirmektedir. Melikgazi ilçemizde Güldoğlu Sağlıklı Hayat Merkezi, Servet Başkal Sağlıklı Hayat Merkezi, Süheyla Kantarcı Sağlıklı Hayat Merkezi, İldem Sağlıklı Hayat Merkezi ve Altınoluk Sağlıklı Hayat Merkezi, Kocasinan ilçesinde Medine Sağlıklı Hayat Merkezi ve Mustafa Kızıklı Sağlıklı Hayat Merkezi, Talas ilçemizde ise Fatma Kirazgiller Sağlıklı Hayat Merkezi ile Miraboğlu Sağlıklı Hayat Merkezimiz mevcuttur' şeklinde tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglikli-hayat-merkezleri-ne-u_1784197444_z71XZQ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlıklı Hayat Merkezleri'ne ulaşmak artık daha kolay ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglikli-hayat-merkezleri-ne-u_1784197444_z71XZQ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ter kokusuna bitkisel çözüm]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/ter-kokusuna-bitkisel-cozum/13406/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri'de aktarlık yapan Muhammed Hanzala Altun, sıcak yaz günlerinden dolayı meydana gelen ter kokusuna bitkisel çözüm önerilerinde bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/ter-kokusuna-bitkisel-cozum/13406/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri&#39;de aktarlık yapan Muhammed Hanzala Altun, sıcak yaz günlerinden dolayı meydana gelen ter kokusuna bitkisel çözüm önerilerinde bulundu.</p><p>Kayseri&#39;de 12 yıldır aktarlık yapan Muhammed Hanzala Altun, sıcak yaz günlerinde ter kokusuna karşı Hindistan cevizi yağı ve lavanta yağını kullanarak deodorant yapabileceklerini söyledi. Terlemeyi bitiremeyeceklerini ancak ter kokusunu bastıracak ürünler yapabileceklerini ifade eden Altun,'10-12 senedir aktarlık yapıyorum. Havaların ısınmasıyla terlemeyi önlemek yerine ter kokusunu bastıracak bazı bitkisel çözümlerimiz var. Çok terleme oluyorsa vatandaşlarımız ada çayı kullanabilirler. Ter kokusunu bastırmak içinse Hindistan cevizi, yasemin ve lavanta yağlarını kullanarak kendinize bitkisel rolon veya deodorant yapabilirsiniz. Şap taşını ise terlemeyi yavaşlatması açısından kullanılmasını öneriyorum. Terlemeyi bitiremeyiz ama kokuları önleyebiliriz' dedi.</p><p>Yaz günlerinde sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi tavsiyesinde de bulunan Altun, 'Özellikle, yaz gelmesiyle bol sıvı tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Bunun haricinde hibiskus çayları, az miktarda zencefil ve vücudun bir nevi hararetini alacak şeyler öneriyoruz. Demirhindi, hibiskus, gül gibi birçok ürün vardır onu aktarınıza danışmanızda tavsiye ediyorum' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ter-kokusuna-bitkisel-cozum_1784024647_IE0oFt.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ter kokusuna bitkisel çözüm ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ter-kokusuna-bitkisel-cozum_1784024647_IE0oFt.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dolguda yeni dönem: Sıvı yüz germe]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/dolguda-yeni-donem-sivi-yuz-germe/13293/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, gelişen teknoloji ile standart dolgular yerine sıvı yüz germe operasyonlarının artık daha çok tercih edildiğini söyleyerek, Sıvı yüz germe ile diğer işlemlere göre uzun süreli ve daha sürdürülebilir sonuçlar elde edebiliyoruz dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/dolguda-yeni-donem-sivi-yuz-germe/13293/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, gelişen teknoloji ile standart dolgular yerine sıvı yüz germe operasyonlarının artık daha çok tercih edildiğini söyleyerek, 'Sıvı yüz germe ile diğer işlemlere göre uzun süreli ve daha sürdürülebilir sonuçlar elde edebiliyoruz' dedi.</p><p>Sıvı yüz germenin sürdürülebilir sonuçlar alınması yönünde avantajlı olduğunu söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, 'Sıvı yüz germe, son zamanlarda tabi popüler uygulamalarımızdan ve klinik pratiğimizde de kullandığımız uygulamalardan bir tanesi. Esasında burada kullandığımız maddede temel olarak dolgulardan farklılık olduğunu görüyoruz. Normalde bizim uzun yıllardır yüz ve vücut şekillendirmede kullandığımız dolgulardaki etken madde çapraz bağlı hyaluronik asit iken, sıvı yüz germede bu yeni teknolojilerde artık kalsiyum hidroksiapatit dediğimiz bir madde kullanılıyor. Esasında dolgularda amacımız, hacim kaybı olan bölgelere ve şekil vermek istediğimiz bölgelere hızlıca etki gösteren maddeleri enjekte etmek iken, yani dolgularda hyaluronik asit bazlı dolgularda sonuçları nispeten hemen hızlı, hasta hemen muayeneden çıktıktan sonra, işlemden çıktıktan sonra alabiliyorken, sıvı yüz germede sonuçları genelde 15-20 günden sonra, ilk ayın sonlarına doğru görmeye başlıyoruz. Bu 12, 18, bazı hastalarda 20 aya kadar uzayabilen, sürdürülebilir sonuçları da bizim elde etmemize sebep oluyor. İçerisindeki kalsiyumdan ve kalsiyum hidroksiapatitten dolayı kolajen simülasyonunu yoğun şekilde uyararak uzun süreli ve sürdürülebilir sonuçlar almamızı sağlıyor sıvı yüz germe' dedi.</p><p>Yücel, sıvı yüz germenin genellikle 45 yaşın altındaki hastalarda tercih edildiğini söyleyerek, 'Neden bu şekilde tercih ediyoruz pratikte diye soracak olursak da aslında ağır ve sarkmış yüzlerde yer çekiminin ve yaş almanın etkisiyle yağ tabakalarının, yağ yastıkçıklarının aşağı doğru sarkmaya başladığı veya hacim kaybının olduğu yüzlerde, bu tarz hastalarda eskiden yüz germe ameliyatları daha çok tercih edilirdi. Artık bunu biz şu şekilde konumlandırıyoruz, daha çok 45 yaşının üzerindeki dermal deri kalitesi düşük hastalarda daha çok cerrahi işlemleri tercih ederken, 45 yaşının altında majör cerrahi işlem istemeyen hastalarda bu sıvı yüz germe dediğimiz işlemleri derinin hemen alt tabakasına, dermis tabakasına bıraktığımız bu kalsiyum hidroksiapatit kristalleriyle uzun süreli, sürdürülebilir bir etkiyle sağlayarak bir alternatif aslında oluşturmaya çalışıyoruz denilebilir. Tabi ki bunlar birebir birbirinin alternatifi değiller ama işlemden sonra hemen yaptığım işlemin sonucunu görmek, hani şişmek istemiyorum diye genelde hastalar bize bunu ifade ederler. Normal dolgulardan farklı olduğunu aslında biz bu şekilde anlıyoruz. Zaman içerisinde birinci aydan sonra başlayan etkilerle hem bir ay öncesine göre bir ay sonra mutlaka cildin kalitesinde artma, kolajen sentezinde, simülasyonunda artma, bazı yine uygulamalarda hacim de kazandırabiliyoruz, özellikle yüz konturlarına ve dermal dokudaki yağ yastıkçıklarındaki boşluklara. Bu şekilde bir ameliyat istemeyen ve yüzü uzun vadede hem kalitesini toparlamak isteyen hem de sarkıklıkları düzeltmek, yukarıya doğru lifting etkisinden faydalanmak istediğimiz hastalarda bu sıvı yüz germe işlemlerini güvenli şekilde kullanıyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>İşlemlerle ilgili bilgiler veren Yücel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Komplikasyonları nispeten normal dolgu uygulamalarına göre daha az denilebilir. Çünkü biz genelde sıvı yüz germede iğneyle işlem yapmıyoruz. Kanül dediğimiz ucu küt, damarlara zarar vermeyen, damar içerisine maddeleri enjekte etmemizi engelleyen yapılar kullanıyoruz ve yüzü ikiye böldüğümüz zaman sağa ve sola genelde iki tane sadece kanülün giriş deliğini açarak, milimetrik delik açarak kullandığımız 5&#39;er santimetrelik kanülle yüzün özellikle lift etmek istediğimiz, yukarıya doğru hacim vermek istediğimiz ve kaldırmak istediğimiz bölgelere enjeksiyon yaparak daha da güvenli şekilde uygulamaktayız. Hastalarımıza öncesinde mutlaka tabi ki bu bilgileri veriyoruz ama fizik muayenede, dermatolojik muayenede nelerin eksik olduğunu konuşarak, tartışarak ve hastanın ihtiyacına göre normal hyaluronik asit bazlı dolguları da kullanabileceğimiz durumları, sıvı yüz germe ihtiyacımızın olduğu durumları da konuşarak ortak bir karara varıp uygulamalarımızı ondan sonra güvenli şekilde yapmaya çalışıyoruz diyebiliriz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dolguda-yeni-donem-sivi-yuz-ge_1783586342_qfn7eg.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dolguda yeni dönem: Sıvı yüz germe ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/dolguda-yeni-donem-sivi-yuz-ge_1783586342_qfn7eg.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Erşan'dan Kayseri Devlet Hastanesi'nde inceleme]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/il-saglik-muduru-ersan-dan-kayseri-devlet-hastanesi-nde-inceleme/13281/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, inceleme ve değerlendirmelerde bulunmak üzere Kayseri Devlet Hastanesini ziyaret etti.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/il-saglik-muduru-ersan-dan-kayseri-devlet-hastanesi-nde-inceleme/13281/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, inceleme ve değerlendirmelerde bulunmak üzere Kayseri Devlet Hastanesini ziyaret etti.</p><p>Ziyaret kapsamında Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Ali Çöl, hastanenin işleyişi, sunulan sağlık hizmetleri ve planlanan çalışmalar hakkında İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan&#39;a bilgi verdi. İncelemelerinin ardından acil servisi ziyaret eden Dr. Mehmet Erşan, tedavi gören hastalarla yakından ilgilenerek geçmiş olsun dileklerini iletti.</p><p>Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ve personelle de bir araya gelen Erşan, özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek görevlerinde kolaylıklar diledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/il-saglik-muduru-ersan-dan-kay_1783510383_Zorx5W.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İl Sağlık Müdürü Erşan'dan Kayseri Devlet Hastanesi'nde inceleme ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/il-saglik-muduru-ersan-dan-kay_1783510383_Zorx5W.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yazın bu besinlerle serinleyin]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/yazin-bu-besinlerle-serinleyin/13270/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, yaz aylarında besinlerin klima etkisi oluşturamayacağını söyleyerek, Yüksek suya sahip karpuz, kavun, salatalık, domates, marul ve semizotu gibi besinler yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalı dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/yazin-bu-besinlerle-serinleyin/13270/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, yaz aylarında besinlerin klima etkisi oluşturamayacağını söyleyerek, 'Yüksek suya sahip karpuz, kavun, salatalık, domates, marul ve semizotu gibi besinler yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalı' dedi.</p><p>Yazın doğru besin tercihi ile vücudun sıvı dengesinin korunabileceğini söyleyen Uzman Diyetisyen Betül Merd, 'Yaz sıcaklarıyla birlikte en sık duyduğumuz sorulardan biri şu; hangi besinler bizi serin tutar? Aslında hiçbir besin klima etkisi oluşturmaz ancak doğru besin seçimleriyle vücudumuzun sıvı dengesini koruyabilir ve sıcak havaları daha rahat geçirebiliriz. Sıcaklık arttığında vücut ısımızı dengelemek için daha fazla terleriz. Terleme ise sadece su değil, aynı zamanda sodyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli minerallerin de kaybına neden olur. Bu nedenle yaz aylarında beslenmenin temel amacı hem sıvı hem de mineral kayıplarını yerine koymaktır. Yüksek su içeriğine sahip karpuz, kavun, salatalık, domates, marul ve semizotu gibi besinler yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalıdır. Örnek verecek olursak karpuzun yaklaşık yüzde 92&#39;si sudan oluşur. Bu nedenle hem sıvı alımına katkı sağlar hem de serinletici bir alternatif oluşturur. Yoğurt ve ayran da yaz aylarında öne çıkan besinler arasındadır. Özellikle ayran, terleme ile kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulmasına yardımcı olabilir. Ara öğünlerde meyve ve yoğurdu birlikte tüketmek hem serinletici hem de dengeli bir seçenek olacaktır' dedi.</p><p>Merd, kızartılmış ve baharatlı ürünlerin tüketilmesinin yorgun ve bunalmış hissetmeye neden olabileceğini söyleyerek, 'Buna karşılık çok yağlı, kızartılmış ve aşırı baharatlı yiyecekler sindirim sürecinde vücudun daha fazla enerji harcamasına neden olabilir. Bu durum sıcak havalarda kişinin kendini daha yorgun ve bunalmış hissetmesine yol açabilir. Bir diğer önemli nokta ise su tüketimidir. Birçok kişi susamayı bekleyerek su içiyor ancak susuzluk hissi oluştuğunda vücut aslında sıvı kaybetmeye başlamış oluyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli su tüketmek gerekir. Günlük en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterilmeli. Yaz aylarında pratik bir öneri vermek gerekirse öğle ve akşam yemeklerinde büyük bir mevsim salatası, yanında yoğurt veya ayran ve gün içinde 2-3 porsiyon su oranı yüksek meyve tüketmek hem sıvı ihtiyacının karşılanmasına hem de sıcakların daha rahat tolere edilmesine yardımcı olabilir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yazin-bu-besinlerle-serinleyin_1783497244_ViIhbk.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yazın bu besinlerle serinleyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yazin-bu-besinlerle-serinleyin_1783497244_ViIhbk.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aşırı sıcaklarda hamilelerin vücut ısısını düşüren 9 öneri]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/asiri-sicaklarda-hamilelerin-vucut-isisini-dusuren-9-oneri/13247/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Doç. Dr. Mehmet Ak, hamileleri sıcaklardan koruyacak önerilerde bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/asiri-sicaklarda-hamilelerin-vucut-isisini-dusuren-9-oneri/13247/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü&#39;nden Doç. Dr. Mehmet Ak, hamileleri sıcaklardan koruyacak önerilerde bulundu.</p><p>Yaz aylarında hamileler sıcağa karşı daha hassas hale geliyor. Hamileliğin ilk üç ayında (12 hafta) anne adaylarının vücudun aşırı ısınmasına neden olan faktörlerden uzak durması önem taşıyor. Aşırı sıcak, anne rahmindeki bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Annenin vücudu soğumaya çalışırken, kan damarları daralıyor ve bu da bebeğe giden kan ve besin miktarını azaltabiliyor. Yaz aylarında alınacak basit önlemlerle anne adaylarının bu dönemi sağlıkla geçirmesi mümkün olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü&#39;nden Doç. Dr. Mehmet Ak, hamileleri sıcaklardan koruyacak önerilerde bulundu.</p><p>Güneş kremi kullanmak riskli değil</p><p>Yaz aylarında güneş kremi kullanmak, hamilelik ve emzirme döneminde tavsiye edilir. Güneş kremleri çeşitli bileşenler içerse de, cilt tarafından emilen miktarın minimum düzeyde olduğu bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda güneş kremlerinin hamile ve emziren kadınlar için risk oluşturmadığı belirlenmiştir. Eğer cilt hassas veya cilt reaksiyonlarına yatkınsa, bu ciltler için uygun ve hipoalerjenik bir güneş kremi kullanılmalıdır. Uygun güneş kremi için uzmanlardan görüş alınmalıdır.</p><p>Hafif egzersizler sabah yapılmalı</p><p>Sıcak günlerde gebelerin hafif egzersizler yapması önerilir. Yapılacak egzersiz türü ve günün hangi saatinde yapılacağı uzman tavsiyesine göre belirlenmelidir. Hamile kadınlar için genel öneri, haftanın mümkünse tüm günlerinde, en az 30 dakika hafif yoğunlukta fiziksel aktivite yapmaktır. Sabahın erken saatlerinde hava serinken egzersiz yapmak, aşırı ısınma riskini azaltmakta ve vücudu rahatlatmaktadır. Vücut ısısını artıracak ağır egzersiz programlarından kaçınılmalıdır.</p><p>Genel olarak şu egzersizlerin yapılması tavsiye edilebilir;</p><p>'Yüzme veya su aerobiği. Hafif tempolu ürüyüş veya kısa koşular. Bisiklet sürmek. Pilates, yoga, esneme hareketleri veya diğer yer egzersizleri.'</p><p>Sıcak çarpmasına dikkat</p><p>Isı bitkinliği, vücut sıvı kaybı nedeniyle susuz kalındığında ortaya çıkar. Aşırı fiziksel aktivite veya sıcak bir ortamda bulunmak da ısı bitkinliğine yol açabilir. Müdahale edilmediğinde sıcak çarpması riski artabilir. Bu durum, ani vücut sıcaklığı yükselmesine, kafa karışıklığına ve potansiyel olarak bilinç kaybına neden olabilir.</p><p>Isı bitkinliği ise, 'Aşırı terleme. Susuzluk hissi. Baş ağrısı. Kas ağrıları ve krampları. Bayılma veya baş dönmesi hissi. Hızlı, zayıf nabız. Soluk ve nemli cilt' belirtileri ile ortaya çıkabilir.</p><p>Vücut ısısını düşüren yöntemler</p><p>Özellikle yaz aylarında vücudun aşırı ısınmasını engellemek çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Ancak, vücut ısısını düşürecek yöntemler etkili olabilir. Doğrudan güneş ışınlarından uzak durun ve kapalı alanlarda ya da gölgede vakit geçirin. Günün en sıcak saatlerinde dışarıda olmayın. Yüzünüzü ve vücudunuzu serinletmek için yanınızda spreyli şişeler bulundurun. Başınızın ve boynunuzun etrafına ıslak bezle uygulama yapın. Ayaklarınızı çok soğuk olmayan bir su ile günde 2-3 kere yıkayın ya da ayaklarınızı suda bekletin. Serinlemek için sık sık duş alın. Hafif ve bol kıyafetler giyin. Nem emici kumaşlar tercih edin. Kan dolaşımını desteklemek için düzenli olarak su için. Ekstra koruma için şapka ve güneş gözlüğü tercih edin. UPF korumalı giysiler giymek yararlı olacaktır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/asiri-sicaklarda-hamilelerin-v_1783409222_Ej2Hp7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aşırı sıcaklarda hamilelerin vücut ısısını düşüren 9 öneri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/asiri-sicaklarda-hamilelerin-v_1783409222_Ej2Hp7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kayseri'de 87 bin kişi ambulansla hastaneye nakledildi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-de-87-bin-kisi-ambulansla-hastaneye-nakledildi/13227/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri İl Ambulans Servisi Başhekimliği; 2026 yılının geride kalan 6 ayında 84 bin çağrıya ambulans görevlendirmesi yaparken 87 bin vatandaşı ambulanslarla hastanelere nakletti. İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzman Doktor Tunahan Aydoğan, 87 bin vatandaşımıza hastane öncesi acil sağlık hizmeti sunduk dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-de-87-bin-kisi-ambulansla-hastaneye-nakledildi/13227/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri İl Ambulans Servisi Başhekimliği; 2026 yılının geride kalan 6 ayında 84 bin çağrıya ambulans görevlendirmesi yaparken 87 bin vatandaşı ambulanslarla hastanelere nakletti. İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzman Doktor Tunahan Aydoğan, '87 bin vatandaşımıza hastane öncesi acil sağlık hizmeti sunduk' dedi.</p><p>Kayseri İl Ambulans Servisi olarak 62 istasyon, 861 personel, 88 kara ambulansı ve 1 helikopter ambulans ile hastane öncesi acil sağlık hizmetleri sunumunun gerçekleştirildiğini aktaran İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Tunahan Aydoğan, geride kalan 2026 yılının ilk 6 ayını değerlendirdi. 87 bin kişiye hastane öncesi acil sağlık hizmeti sunduklarını kaydeden Aydoğan, 'Kayseri İl Ambulans Servisi; 62 istasyon, 861 personel, 88 kara ambulansı ve bir tane helikopter ambulansıyla hastane öncesi sağlık hizmetleri sunmaktadır. Kayseri iline ve çevresindeki diğer bölge illerine. Kayseri&#39;de ilk 6 ayda yaklaşık olarak 172 bin acil çağrı düşmektedir. Bunların yaklaşık 84 binine ambulans görevlendirmesi gerçekleştirdik. Bu görevlendirmelerle 87 bin vatandaşımıza hastane öncesi acil sağlık hizmeti sunmuş bulunmaktayız. Kayseri İl Ambulans Servisi olarak acil yardım çağrısı sonrasında ambulans görevlendirme süremiz 87 saniyede, kentsel vakaya ulaşım oranında 10 dakikanın altında, ambulansımızın vakaya ulaşım süremiz yüzde 96 oranında ulaşım sağlamaktayız. Kırsalda ise 30 dakikanın altında 95 oranında vakaya ulaşım sağlamaktayız' ifadelerini kullandı.</p><p>Helikopter ambulans 83 hasta için havalandı</p><p>Şehirde bulunan helikopter ambulansın da 83 vakaya hizmet verdiğini belirten Aydoğan, 'Kayseri&#39;de 2009&#39;dan beri hizmet vermekte olan helikopter ambulans, ilk 6 ayda bölge illeri ve çevremizde vaka tesliminde transit olarak kullandığı 83 vakaya hizmet sundu. 8 vaka bölgemizdeki diğer illerden hizmet sunulmuştur. 112 Ambulans Servisi olarak bizim için zaman çok kıymetli. O yüzden vatandaşlarımızın trafikte özellikle ambulanslarımızın geçiş üstünlüğüne yardımcı olmalarını, acil yardım çağrısında bulunurken asılsız ihbarlar vaktimizi aldığı ve zaman kaybına yol açtığı için bu konuda hassasiyet göstermelerini rica ediyoruz' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kayseri-de-87-bin-kisi-ambulan_1783323903_9bPMSN.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kayseri'de 87 bin kişi ambulansla hastaneye nakledildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kayseri-de-87-bin-kisi-ambulan_1783323903_9bPMSN.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ambulans helikopter beyin kanaması geçiren hasta için havalandı]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/ambulans-helikopter-beyin-kanamasi-geciren-hasta-icin-havalandi/13202/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde düşme sonucu beyin kanası geçiren bir hasta, ambulans helikopter ile Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirildi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/ambulans-helikopter-beyin-kanamasi-geciren-hasta-icin-havalandi/13202/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri&#39;nin Pınarbaşı ilçesinde düşme sonucu beyin kanası geçiren bir hasta, ambulans helikopter ile Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi&#39;ne getirildi.</p><p>Edinilen bilgiye göre Pınarbaşı ilçesinde 81 yaşındaki M.A.&#39;nın düşmesi üzerine haber verilmesi ile olay yerine gelen sağlık ekipleri Pınarbaşı Devlet Hastanesi&#39;ne götürdü. Hastanede ilk müdahalesi yapılan M.A., beyin kanaması tanısı konması üzerine ambulans helikopterle alınarak kent merkezine getirildi.</p><p>Ambulans helikopterle kente getirilen M.A., pistte bekleyen sağlık ekipleri tarafından ambulansa alınarak ERÜ Tıp Fakültesi Hastanesi&#39;ne kaldırılarak tedavi altına alındı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ambulans-helikopter-beyin-kana_1783155424_7Kotvd.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ambulans helikopter beyin kanaması geçiren hasta için havalandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ambulans-helikopter-beyin-kana_1783155424_7Kotvd.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sıcaklarda zehirlenmeyin]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/sicaklarda-zehirlenmeyin/13183/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Gastroentoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, sıcak havalarda özellikle et ve süt ürünlerinde bakterilerin daha kolay üreyebildiklerini söyleyerek, Sıcak havalarda gıdalarda üreyen bakteriler, besin zehirlenmesi riskini oluşturuyor dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/sicaklarda-zehirlenmeyin/13183/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Gastroentoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, sıcak havalarda özellikle et ve süt ürünlerinde bakterilerin daha kolay üreyebildiklerini söyleyerek, 'Sıcak havalarda gıdalarda üreyen bakteriler, besin zehirlenmesi riskini oluşturuyor' dedi.</p><p>Dışarıda kalmış et ve süt ürünlerinin besin zehirlenmesine sebep olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Kaplan, 'Sıcak havalarla beraber bazı mikroorganizmaların besinlerde üremesi kolaylaşmaktadır. Özellikle bakterilerin, virüslerin ve parazitlerin. Salmonella, E. coli gibi bakteriler sıcak havada bozulan gıdalarda çok fazla miktarda görülmektedir. Sıcak havalarla beraber hijyene ve soğuk zincire biraz daha az dikkat edilmektedir. Özellikle et, süt, tavuk gibi tüketilen gıdaların soğuk zincirine dikkat edilmemesi durumunda besinler çabuk bir şekilde bozulmaktadır. Genellikle hastalar bize ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma, gıda zehirlenmesi ve ciddi durumlarda ateş gibi şikayetlerle başvurmaktadır. Özellikle dışarıda kalmış et ve süt ürünleri ve tavuk gibi ürünler, yine mayonezli, kremalı ürünlere dikkat edilmesini özellikle tavsiye ediyoruz. Uzun süre dışarıda beklemiş gıdaları da besin zehirlenmesi açısından çok riskli görmekteyiz' dedi.</p><p>Kaplan, soğuk zincir gıdalara ve el hijyenine özellikle dikkat edilmesi  gerektiğini söyleyerek, 'Şimdi özellikle bu soğuk zincire çok dikkat edilmesi lazım. Besinlerin uygun şartlarda saklanması gereklidir. Besinleri uzun süre dışarıda bekletmemek gerekli. Bu bulaşın yani enfeksiyon bulaşının en önemli sebebi ellerden kaynaklandığı için özellikle el hijyenine dikkat edilmeli. Bu hastalar genelde ishale bağlı çok ciddi su kaybı olduğu için özellikle hastaların susuz kalmamasına ve özellikle çocuk hastalarda ve yaşlılarda susuz kalmamaya dikkat etmeli. Gerekli sıvıyı mutlaka almalarını önermekteyiz. Genelde ishal durumunda biz hastaların biraz daha hafif beslenmelerini tavsiye ederiz. Mesela pirinç, pirinç lapası, yoğurt, muz, elma gibi gıdaların tüketilmesini özellikle tavsiye ediyoruz. Bunlara rağmen hastalar özellikle şikayetleri geçmiyorsa, susuz kalma belirtileri varsa hastaneye başvurmalarını tavsiye ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sicaklarda-zehirlenmeyin_1783069027_XluU7V.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sıcaklarda zehirlenmeyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sicaklarda-zehirlenmeyin_1783069027_XluU7V.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hastaneye gidemeyen hastaların evine doktor gidiyor]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/hastaneye-gidemeyen-hastalarin-evine-doktor-gidiyor/13166/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'nde Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında uygulanan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi ile yatağa bağımlı, hastaneye gitmekte güçlük çeken ve özellikle 80 yaş üzerindeki hastalar, görüntülü görüşme aracılığıyla doktor kontrolünden geçebiliyor. Sistem sayesinde hastalar tahlil sonuçlarını öğrenebiliyor, ilaç ve rapor işlemlerini evlerinden çıkmadan tamamlayabiliyor.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/hastaneye-gidemeyen-hastalarin-evine-doktor-gidiyor/13166/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;nde Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında uygulanan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi ile yatağa bağımlı, hastaneye gitmekte güçlük çeken ve özellikle 80 yaş üzerindeki hastalar, görüntülü görüşme aracılığıyla doktor kontrolünden geçebiliyor. Sistem sayesinde hastalar tahlil sonuçlarını öğrenebiliyor, ilaç ve rapor işlemlerini evlerinden çıkmadan tamamlayabiliyor.</p><p>Kayseri Devlet Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Büşra Nur Sualp, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi&#39;nin Evde Sağlık Hizmetleri&#39;ne kayıtlı hastalar için sunulduğunu belirterek, 'Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi; yeni bir sistem diyebiliriz. Yatağa bağımlı ya da o an hastaneye gelemeyecek durumda olan hastalar ve özellikle 80 yaş üstü hastalar için verdiğimiz bir hizmet. Evde Sağlık Sistemi&#39;ne bağlı, hasta listeleri İl Sağlık Müdürlüğü&#39;nden geliyor. İl Sağlık Müdürlüğü hastaları tespit ediyor, hastanemizde de bu hastalardan isteyenlere MHRS&#39;den randevu veriyoruz. Hastalarımıza Sağlık Bakanlığı&#39;ndan gün ve saatinde bir link gidiyor, biz de buradan bilgisayarda hastalarımızla görüşüyoruz. Hastalar talebini iletiyor, ona göre değerlendiriyoruz' dedi.</p><p>Uzaktan görüşmeler sırasında birçok işlemin gerçekleştirilebildiğini ifade eden Dr. Sualp, 'Rapor düzenleyebiliyor, ilaçlarını yazabiliyor ve kan tetkiklerini isteyebiliyorum. Nöroloji veya dahiliye gibi farklı branşların değerlendirmesi gerektiğinde ise ilgili uzmanlıklardan konsültasyon talep ederek hastanın mümkün olduğunca hastaneye gelmeden işlemlerini tamamlamaya çalışıyoruz' diye konuştu. Vatandaşlardan uygulamaya yönelik olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Dr. Sualp, 'Vatandaşlardan geri dönüş çok olumlu. Çünkü hem hastayı görüyoruz, hem şikayetlerini dinliyoruz, hem buraya gelmeden işlemlerini hallediyoruz. Kan tetkiki gibi işlemleri varsa evde sağlık ekiplerini eve yönlendirip tetkiklerini aldırıyoruz. Hastane işlemlerini yapmak üzere hastanın bir yakını hastanın kimliğiyle geliyor, işlemlerini yapıyor. Hasta; evinde konforla işlemlerini hallettirmiş oluyor' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hastaneye-gidemeyen-hastalarin_1782985689_RrOc35.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hastaneye gidemeyen hastaların evine doktor gidiyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hastaneye-gidemeyen-hastalarin_1782985689_RrOc35.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sigarayı bırakmak isteyenler bu polikliniklere geliyor]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/sigarayi-birakmak-isteyenler-bu-polikliniklere-geliyor/13083/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Büşra Nur Sualp, sigara bağımlılığının temelinde nikotin bağımlılığının bulunduğunu belirterek, sigarayı bırakmanın doğru tedavi ve kararlılıkla mümkün olduğunu söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/sigarayi-birakmak-isteyenler-bu-polikliniklere-geliyor/13083/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Büşra Nur Sualp, sigara bağımlılığının temelinde nikotin bağımlılığının bulunduğunu belirterek, sigarayı bırakmanın doğru tedavi ve kararlılıkla mümkün olduğunu söyledi.</p><p>Sigara bağımlılığı hakkında bilgiler veren Dr. Sualp, nikotinin beyinde haz ve ödül duygusunu oluşturan hormonların salgılanmasını tetiklediğini ifade ederek, 'Sigara bağımlılığı aslında içerisindeki nikotin bağımlılığıdır. Nikotin, beyinden hormon salınmasına sebep oluyor. Bu da haz ve ödül duygularının oluşmasına neden oluyor. Kişi de zamanla bu duygulara bağımlılık geliştiriyor' dedi. Sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik çeşitli tedavi yöntemleri uygulandığını dile getiren Dr. Sualp, 'En başta kişinin kararlılığıyla birlikte yürüttüğümüz motivasyonel görüşmeler, nikotin bantları ve Sağlık Bakanlığımız tarafından karşılanan ilaçlarla birlikte düzenli görüşme ve takip sayesinde sigaradan kurtulmak mümkün' diye konuştu. Kayseri Devlet Hastanesi bünyesinde Sigara Bırakma Polikliniği bulunduğunu hatırlatan Dr. Sualp, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü&#39;ne bağlı birçok merkezde de aynı hizmetin verildiğini söyledi. Vatandaşların Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alarak başvuruda bulunabileceklerini belirten Sualp; hastaların yaşına, mevcut hastalıklarına ve bağımlılık düzeylerine göre kişiye özel tedavi planı oluşturduklarını, düzenli kontrollerle sürecin takip edildiğini ifade etti.</p><p>'Talep çok fazla'</p><p>Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu kaydeden Dr. Sualp, polikliniğe hem randevulu hastaların geldiğini hem de bilgi almak isteyen birçok kişinin başvurduğunu belirtti. Sigara bırakma sürecinin zaman ve sabır gerektirdiğine dikkat çeken Sualp, 'Bu bir süreç. Kişi zaman zaman zorlanabiliyor, ilacın etkileri olabiliyor. Elimizde sihirli bir değnek yok. En önemli faktör kişinin kararlılığıdır. Tedavi planına sadık kalınması ve sosyal çevrenin de buna göre düzenlenmesiyle sigarayı bırakmak çok mümkün. Önemli olan kişinin karar verip bize gelmesidir, sonrasında biz süreci birlikte yönetiyoruz' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sigarayi-birakmak-isteyenler-b_1782556747_5nZyIB.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sigarayı bırakmak isteyenler bu polikliniklere geliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sigarayi-birakmak-isteyenler-b_1782556747_5nZyIB.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ebeveynlerin sevinç fotoğrafları bebeklerde hasara dönüşebilir]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/ebeveynlerin-sevinc-fotograflari-bebeklerde-hasara-donusebilir/13077/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Pediatri Uzmanı Dr. Ufuk Ertural, yeni doğan bebeklerde fotoğraf çekimlerinin pozisyonları için bir uzmandan destek alınmasının faydalı olabileceğini söyleyerek, Yenidoğan fotoğrafında bebeklerdeki zorlama hasara neden olabilir dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/ebeveynlerin-sevinc-fotograflari-bebeklerde-hasara-donusebilir/13077/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Pediatri Uzmanı Dr. Ufuk Ertural, yeni doğan bebeklerde fotoğraf çekimlerinin pozisyonları için bir uzmandan destek alınmasının faydalı olabileceğini söyleyerek, 'Yenidoğan fotoğrafında bebeklerdeki zorlama hasara neden olabilir' dedi.</p><p>Fotoğraf çekimlerinde bebeğin hareketlerinde zorlanmasından dolayı hasar oluşabileceğini söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Pediatri Uzmanı Dr. Ufuk Ertural, 'Dünyaya yeni gelen bebeklerimizin omurgası, iskelet sistemi kendileri çok hassastır. Bunun için de duruşumuzu, çocuğu tutuş şeklimizi, çocuğun duruşunu özellikle desteklememiz lazım. Sırtını ve başını kollarımızla desteklememiz lazım. Sırtını, göğsünü boşta bırakmayacak, destekli çocuğun rahat olacak şekilde durmamız lazım. Bebeğimiz yeni dünyaya geldiğinde çok hassastır. Kas-iskelet sistemi, başı, damarlar, sinir sistemi hepsinin özenle ve itina ile desteklenmesi ve özen gösterilmesi gerekiyordur. Genelde fotoğrafçılar uyku anında fotoğraf çekmeyi seviyorlar. Bebeğin çok ağlamadığı ve serbestçe hareket kabiliyeti mümkün olduğu için uyku anında. Genelde de kurbağa pozisyonu dediğimiz eller ayaklar hafifçe açık pozisyonda, yüzüstü yatar pozisyonda gözümüzün önünde. Fakat bu pozisyonun da fazla açılarını yani esnekliğini zorlayacağımız zaman iskelet sisteminde, sinir sisteminde, kas sisteminde ve damarlarda bası oluşturacağı için çocukta herhangi bir zarara yol açabiliriz. Bunun için dikkat etmemiz lazım. Mümkünse fotoğrafçının tecrübeli, bu bebeğin anatomisine ve hangi durumların, pozisyonların çocuğa zarar vereceğinin bilincinde olması gerekiyor. Bunun için tecrübeli fotoğrafçılarla çalışmanızı öneriyoruz. Mümkünse doktor desteğiyle bu pozisyonların hangisi zararlıdır, hangisi değildir onun bilgisini edinmiş olması lazım' dedi.</p><p>Ertural, çekimlerde bebeğe giydirilecek kıyafetlerin de sıkı olmaması gerektiğini söyleyerek, 'Çocukların hala kemik gelişimi devam ettiği için bu bıngıldak dediğimiz kemiklerin birleşim noktası açıktır, arkada ve önde olmak üzere. Bir yaşından sonra yavaş yavaş kapanmaya başlar bunlar. Bunda ağır şapkalar, sıkı bandanaların kafanın şeklinde veya kaslarda, beyinde herhangi bir zarar verebilmesi mümkündür. Bunun için mümkün oldukça gevşek, çocuğa rahatsızlık vermeyecek şekilde olması lazım. Kıyafetlerinde hakeza öyle çocuğu sıkmayacak veya tenine, kendisine nefes almasına zorlayacak olmamasını tercih ediyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yoğun ışık veya fotoğrafın daha da güzel çıkması için kullanılan flaşlarına dikkat edilmesi lazım. Çocukların gözleri çok hassastır, refleksleri sandığınız gibi bizim kadar iyi değildir. Bunun için mümkünse soft, gün ışığı veya kapalı hafif ışıkta çekilmesini öneriyoruz ki herhangi bir retinada yanık veya hasar bırakmaması için' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ebeveynlerin-sevinc-fotografla_1782545223_IOvb6K.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ebeveynlerin sevinç fotoğrafları bebeklerde hasara dönüşebilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ebeveynlerin-sevinc-fotografla_1782545223_IOvb6K.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ERÜ Doku Tipleme Laboratuvarı, uluslararası akreditasyonunu yükseltti]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/eru-doku-tipleme-laboratuvari-uluslararasi-akreditasyonunu-yukseltti/12911/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Doku Tipleme ve Organ Nakil Laboratuvarı, önemli bir başarıya imza atarak uluslararası akreditasyonunu yükseltti.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/eru-doku-tipleme-laboratuvari-uluslararasi-akreditasyonunu-yukseltti/12911/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Doku Tipleme ve Organ Nakil Laboratuvarı, önemli bir başarıya imza atarak uluslararası akreditasyonunu yükseltti.</p><p>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi İmmünoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Doku Tipleme Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker yapmış olduğu açıklamada, Laboratuvarlarında, erişkin ve pediatrik kemik iliği nakli merkezlerinin yanı sıra Kayseri civarındaki illere de organ nakli programında hizmet verdiklerini söyledi.</p><p>'Ülkemizde transplantasyon immünolojisi alanında önemli bir merkez'</p><p>Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker, 'Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Doku Tipleme Laboratuvarı ülkemizde transplantasyon immünolojisi alanında önemli bir merkez haline geldi. Yüksek çözünürlük HLA doku tipleme alanında ülkemizdeki 3. Akredite laboratuvar olarak European Federation for Immunogenetics (EFI) tarafından akredite edildi. Böylece İstanbul Üniversitesi&#39;nden sonra EFI akreditasyonu alan ikinci kamu laboratuvarı olma başarısını gösterdi.' dedi.</p><p>'Laboratuvarımız tarafından tanımlanan yeni bir HLA Alleli (A23:115) bilimsel literatüre kazandırılmıştır'</p><p>ERÜ Doku Tipleme Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker, 'Erciyes Üniversitesi Doku Tipleme Laboratuvarı yalnızca tanı ve hizmet alanında değil, bilimsel araştırmalar alanında da önemli başarılara imza atmıştır. Laboratuvarımız tarafından tanımlanan yeni bir HLA alleli (A23:115) , bilimsel literatüre kazandırılmış ve ülkemizden tanımlanan iki yeni HLA allelinden biri olarak kayıtlara geçmiştir.' şeklinde konuştu.</p><p>Uluslararası akredite yeterlilik belgesi aldı</p><p>Prof. Dr. Köker,  'Laboratuvarımız, alanındaki en ileri teknolojileri kullanarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda, HLA Yeni Nesil Dizileme (NGS) yöntemleriyle yüksek çözünürlüklü doku tipleme hizmetleri sunan Erciyes Doku Tipleme Laboratuvarımız Haziran 2026 itibarıyla HLA Yeni Nesil Dizileme (NGS) yüksek çözünürlük kategorisinde uluslararası akredite yeterlilik belgesini aldı.' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eru-doku-tipleme-laboratuvari-_1781866091_uQIRK5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ERÜ Doku Tipleme Laboratuvarı, uluslararası akreditasyonunu yükseltti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eru-doku-tipleme-laboratuvari-_1781866091_uQIRK5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'nde eş zamanlı tatbikat]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-nde-es-zamanli-tatbikat/12890/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi 2026 yılı Hastane Afet ve Acil Durum Planı (HAP) kapsamında; Emel-Mehmet Tarman Kadın Doğum ve Çocuk Kliniği ile AMATEM Kliniği'nde eş zamanlı olarak masabaşı, saha yangın ve pembe kod tatbikatı gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-nde-es-zamanli-tatbikat/12890/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi 2026 yılı Hastane Afet ve Acil Durum Planı (HAP) kapsamında; Emel-Mehmet Tarman Kadın Doğum ve Çocuk Kliniği ile AMATEM Kliniği&#39;nde eş zamanlı olarak masabaşı, saha yangın ve pembe kod tatbikatı gerçekleştirildi.</p><p>Tatbikat; muhtemel yangın ve acil durumlara karşı hazırlık düzeyinin artırılması, kurum içi koordinasyonun güçlendirilmesi ve müdahale süreçlerinin etkinliğinin test edilmesi amacıyla planlandı. Senaryo gereği hasta tahliyesi, birimlerin güvenli şekilde boşaltılması ve acil müdahale süreçleri uygulamalı olarak icra edildi. Tatbikata Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri de katılırken, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon başarıyla yürütüldü.</p><p>Gerçekleştirilen tatbikat sonucunda, acil durumlara müdahale kapasitesi değerlendirildi. Hastaneye bağlı kliniklerde görev yapan personelin afet ve acil durumlara hazırlık düzeyinin artırılması hedeflendi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kayseri-devlet-hastanesi-nde-e_1781791409_Az68By.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kayseri Devlet Hastanesi'nde eş zamanlı tatbikat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kayseri-devlet-hastanesi-nde-e_1781791409_Az68By.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[UMKE personeli Koramaz Vadisi'nde zorlu eğitim kampını başarıyla tamamladı]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/umke-personeli-koramaz-vadisi-nde-zorlu-egitim-kampini-basariyla-tamamladi/12883/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevli Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeli, Koramaz Vadisi'nde 3 gün süren eğitim kampını başarıyla tamamladı.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/umke-personeli-koramaz-vadisi-nde-zorlu-egitim-kampini-basariyla-tamamladi/12883/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevli Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeli, Koramaz Vadisi&#39;nde 3 gün süren eğitim kampını başarıyla tamamladı.</p><p>Kayseri UMKE ekibi, 16-18 Haziran tarihleri arasında Koramaz Vadisi&#39;nde 3 gün süren eğitim kampına katıldı. Kampta personele olay yeri eğitimi, emniyet ve güvenlik, triyaj eğitimi ve uygulamaları, arrest yönetimi eğitimi ve uygulamaları, acil olgu yönetimi, ileri hava yolu ve damar yolu uygulamaları, stresle başa çıkma yöntemleri konularında geniş kapsamlı bir eğitim verildi. Eğitimin son gününde kampı ziyaret eden Kayseri İl Sağlık Müdürü Mehmet Erşan, personeli tebrik ederek, 'Ulusal Medikal Kurtarma ekibi, kısa adıyla UMKE, yurt içinde ve yurt dışında meydana gelebilecek afet ve acil durumlarda acil sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan afetzede ve kazazedelere olay yerinde başlayarak ambulansla hastaneye nakledilinceye kadar geçen süre içerisinde acil sağlık hizmeti sunma üzere gerekli eğitimleri almış ve ihtiyaç duyulan donanımları temin edilerek görev yapan sağlık personeline vermiş olduğumuz isim. UMKE; acil ve afet durumları dışında KBRN olayları, büyük trafik kazaları, yangın ve patlamalar, tehlikeli ve salgın hastalıklar gibi olaylarda görev almaktadır. UMKE personeli normal zamanlarda kendi görev yerlerinde vazifelerini yerine getirmekte. İl Sağlık Müdürlüklerinde, hastanelerde, 112 istasyonlarında, komuta kontrol merkezinde, 112 Başhekimliğinde, toplum sağlığı merkezi gibi yerlerde görev yapan arkadaşlar, ihtiyaç olduğunda olayın durumuna göre bakanlığımızın veya sağlık müdürlüğümüzün koordinasyonunda hızlıca organize olarak daha önce belirlenmiş planlar çerçevesinde olay yerine intikal etmektedirler. Gerekli müdahaleler için hazır halde bulunmaktalar' dedi.</p><p>'Personelimiz sahada donanım kazanarak, hazır bir şekilde 7/24 esasına göre görev yapmaktadır'</p><p>UMKE personelinin aldığı eğitimle gerekli donanımı kazandığını belirten Erşan, '11. Kayseri UMKE Bölgesi olarak zaman zaman arkadaşlarımıza hem güncelleme eğitimleri hem ekibe yeni dahil olacak arkadaşlarımıza eğitimler tertip etmekteyiz. 2026 faaliyet planı çerçevesinde eğitim tertip etmiş olduk. Burada arkadaşlarımız hem güncelleme eğitimi alacak hem de ekibe yeni dahil olan arkadaşlarımız 16-18 Haziran tarihleri arasında ilk günü teorik eğitim, iki ve üçüncü gün pratik eğitim olmak üzere toplam 3 gün zorlu ve yoğun eğitime tabi tutuldular. Bu eğitimi başarıyla tamamlayarak ekibe dahil olmuş oldular. Eğitim kapsamında katılımcılara olay yeri eğitimi, emniyet ve güvenlik, triyaj eğitimi ve uygulamaları, arrest yönetimi eğitimi ve uygulamaları, acil olgu yönetimi, ileri hava yolu ve damar yolu uygulamaları, stresle başa çıkma yöntemleriyle alakalı konularda geniş kapsamlı bir eğitim tertip edilmiş oldu. 10 eğitimci arkadaşımızın liderliğinde toplam 26 arkadaşımız eğitime katıldı. 11 Bölge Kayseri UMKE, Nevşehir ve Niğde&#39;nin dahil olduğu bölgedir. Şu ana kadar bütün bu eğitimleri tamamlayarak gönüllü olarak burada görev yapan 314 arkadaşımız oldu. Sahada bu anlamda donanım kazanarak, ihtiyaç olduğunda vatandaşlarımızın yanında olmak üzere hazır bir şekilde 7/24 esasına göre arkadaşlarımız görev yapmaktadır' ifadelerini kullandı.</p><p>Kampın sonunda katılımcılara sertifikaları verildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/umke-personeli-koramaz-vadisi-_1781782743_Zs4Nwc.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ UMKE personeli Koramaz Vadisi'nde zorlu eğitim kampını başarıyla tamamladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/umke-personeli-koramaz-vadisi-_1781782743_Zs4Nwc.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanından kene tutunmasında '10 gün' uyarısı]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/uzmanindan-kene-tutunmasinda--10-gun--uyarisi/12863/</link>
            <description><![CDATA[Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, yaz aylarının gelmesi ile vatandaşların özellikle açık alanlarda kenelere karşı dikkatli olmasını söyleyerek, Kene tutunmasında 10 günlük süreçteki semptomları iyi takip etmek gerekiyor dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/uzmanindan-kene-tutunmasinda--10-gun--uyarisi/12863/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, yaz aylarının gelmesi ile vatandaşların özellikle açık alanlarda kenelere karşı dikkatli olmasını söyleyerek, 'Kene tutunmasında 10 günlük süreçteki semptomları iyi takip etmek gerekiyor' dedi.</p><p>Isınan havalarda açık alanların kene tutunması için risk oluşturduğunu söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, 'Yaz mevsiminin gelmesiyle kırsal alanlara geçişler, tarlada, bahçede çalışmalar ve piknikler tabi ki kene tutunması için risk oluşturuyor. Hayvancılıkla uğraşlar yine kene tutunması için risk oluşturuyor. Öncelikle kenelerin yoğun görüldüğü alanlarda mümkünse alana geçmemek, gitmemek ya da Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi vakaların çok olduğu alanlarda, kenelerin çok olduğu alanlarda mümkünse uzak durmak. Ama bunu yapmak her zaman mümkün değil. Böyle alanlara geçeceğimiz zaman mümkün olduğunca açık renkli giysiler giyilmesi, pantolon paçalarının çorabın içine konması, gömleklerin yine pantolonun içine konması gibi basit önlemler çok önemli ve ilk sırada yer alıyor. Ayrıca bu seyahatten ya da piknikten ya da kırsal alandan dönüşten sonra üzerimizin özellikle bacak arkalarının, koltuk altlarının başta olmak üzere yine kulak arkası, saçlı deri gibi alanlar mutlaka tüm vücut elle taranarak bir kene tutunmasının olup olmadığı tespit edilmesi lazım. Kenede en önemli şey mümkün olan en kısa sürede keneyi çıkartmamız lazım. Bunun için erken tespit etmek, bir an önce önlem almamız için gerekli' dedi.</p><p>'10 günlük süreç önemli'</p><p>Prof. Dr. Ersoy, 10 gün içerisinde meydana gelecek semptomların çok önemli olduğunu söyleyerek, 'Kene tutunması olmuşsa ne yapacağız? Hızlı çıkartmak dedim, bir an önce elimizde bir cımbız varsa ya da bazen bir bez ya da poşetle bile olabilir, deriye en yakın yerden keneyi tutup çıkarmamız lazım. Eldivensiz keneye dokunmak, keneyi patlatmak, kenenin ortasından tutup çıkarmak ya da kenenin üstüne kimyasal bir şey sürmek kesinlikle zararlı. Bunları yapmayacağız. Eğer keneyi çıkaramamışsak en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kenenin çıkarılmasını sağlayacağız. Peki her kene enfekte mi? Her kene Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi taşımıyor. Dolayısıyla semptomlar var mı bakılır. Kurumlar, sağlık kuruluşu zaten gerekli önlemleri alır. Biz ne bileceğiz? 10 gün içerisinde ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı gibi semptomlara karşı kanama bulgusuna karşı uyanık olacağız. Böyle bir bulgu olduğunda derhal hekime başvurmamız gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanindan-kene-tutunmasinda--_1781686987_hijPJ5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanından kene tutunmasında '10 gün' uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanindan-kene-tutunmasinda--_1781686987_hijPJ5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ERÜ'de, 'Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımında Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu' düzenlendi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/eru-de--beyin-olumu-tanisi-ve-donor-bakiminda-guncel-yaklasimlar-sempozyumu--duzenlendi/12749/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Gevher Nesibe sınıflarında 'Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımında Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu' düzenlendi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/eru-de--beyin-olumu-tanisi-ve-donor-bakiminda-guncel-yaklasimlar-sempozyumu--duzenlendi/12749/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Gevher Nesibe sınıflarında &#39;Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımında Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu&#39; düzenlendi.</p><p>Erciyes Üniversitesi Tıp  Fakültesi Dekanlığı, ERÜ Tıp Fakültesi Hastaneleri Başhekimliği, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ve Organ Nakli Hizmetleri Adana Bölge Koordinasyon Merkezinin iş birliği ve ERÜ Tıp Fakültesi Hastaneleri Başhekim Yardımcısı ve Beyin Ölümü Kurul Başkanı Doç. Dr. Şahin Temel&#39;in organize ettiği &#39;Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımında Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu&#39; gerçekleştirildi.</p><p>Sağlık profesyonellerinin yoğun ilgi gösterdiği sempozyumun açılışında konuşan Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Baykan ile Organ Nakli Hizmetleri Adana Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Nezahat Bingöl, Türkiye&#39;de organ nakli alanında önemli başarılar elde edildiğini ancak organ bağışı oranlarının halen istenilen seviyeye ulaşamadığını ifade ettiler. Konuşmalarında, organ bağışı gerçekleşmiş olsa dahi çeşitli tıbbi nedenlerle bazı organların nakil sürecinde değerlendirilemediğine dikkat çeken Prof. Dr. Zeynep Baykan ve Dr. Nezahat Bingöl, bu tür bilimsel toplantıların sağlık çalışanlarının bilgi düzeyini artırarak organ bağışı farkındalığının geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.</p><p>Alanında uzman akademisyenlerin ve hekimlerin bilgi ve deneyimlerini  paylaştığı programda; Doç. Dr. Sibel Seçkin Pehlivan tarafından &#39;Beyin Ölümü Tanısı&#39;, Doç. Dr. İzzet Ökçesiz tarafından &#39;Beyin Ölümü Tanısında Radyolojik İncelemeler&#39;, Prof. Dr. Ayşe Ülgey tarafından &#39;Donör Bakımı ve Örnek Olgular&#39;, Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar tarafından &#39;Donör Bakımında Enfeksiyon Yönetimi&#39;, Öğr. Gör. Dr. Ahmet Safa Kaynar tarafından &#39;Organ Nakli Sistemi ve Türkiye&#39;de Yasal Durumu&#39; ve Dr. Öğr. Üyesi Recep Civan Yüksel tarafından da &#39;Yoğun Bakımdaki Hasta Yakınları ile İletişim&#39; başlıklı sunumlar gerçekleştirildi.</p><p>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri başta olmak üzere Kayseri genelindeki hekimler, hemşireler ve sağlık çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda, beyin ölümü tanısı ve donör bakımına ilişkin güncel bilimsel yaklaşımlar değerlendirilirken, organ bağışının artırılmasına yönelik çözüm önerileri ve iyi uygulama örnekleri de katılımcılarla paylaşıldı.</p><p>Soru-cevap ve değerlendirme oturumuyla sona eren sempozyumun, organ bağışı ve organ nakli süreçlerinde görev alan sağlık profesyonellerinin bilgi ve farkındalık düzeylerinin artırılmasına önemli katkı sağlaması hedefleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eru-de--beyin-olumu-tanisi-ve-_1781249222_dKnTgp.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ERÜ'de, 'Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımında Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu' düzenlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eru-de--beyin-olumu-tanisi-ve-_1781249222_dKnTgp.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hastane personeline 'Cilt Kanseri Farkındalık Eğitimi' verildi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/hastane-personeline--cilt-kanseri-farkindalik-egitimi--verildi/12575/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Nur Büşra Akdağ tarafından hastane personeline 'Cilt Kanseri Farkındalık Eğitimi' verildi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/hastane-personeline--cilt-kanseri-farkindalik-egitimi--verildi/12575/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Nur Büşra Akdağ tarafından hastane personeline &#39;Cilt Kanseri Farkındalık Eğitimi&#39; verildi.</p><p>Hastane personeline verilen eğitimde Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Nur Büşra Akdağ; cilt kanserlerinin erken tanısının önemi, risk faktörleri, korunma yöntemleri ve farkındalık oluşturulmasına yönelik bilgiler paylaştı. Akdağ ayrıca yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneş ışınlarına maruziyetin artmasına bağlı olarak gelişebilen cilt lekeleri, bu lekelerden korunma yöntemleri ve düzenli güneş koruyucu kullanımının önemi hakkında da görüşlerini iletti.</p><p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;nden yapılan açıklamada; 'Eğitime katkılarından dolayı Dr. Nur Büşra Akdağ&#39;a teşekkür ederiz' ifadelerine yer verildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hastane-personeline--cilt-kans_1780571343_RUJO5s.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hastane personeline 'Cilt Kanseri Farkındalık Eğitimi' verildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hastane-personeline--cilt-kans_1780571343_RUJO5s.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hijyensiz temas hastalık saçıyor]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/hijyensiz-temas-hastalik-saciyor/12572/</link>
            <description><![CDATA[Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, el hijyeninin ve yıkama tekniğinin hastalıklar açısından etkili olduğunu söyleyerek; Ellerimizi gözle görünür şekilde kirlendiği her durumda sabunla yıkamalıyız dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/hijyensiz-temas-hastalik-saciyor/12572/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, el hijyeninin ve yıkama tekniğinin hastalıklar açısından etkili olduğunu söyleyerek; 'Ellerimizi gözle görünür şekilde kirlendiği her durumda sabunla yıkamalıyız' dedi.</p><p>Sosyal alanlarda birçok hastalığın eller yoluyla bulaştığını söyleyen Prof. Dr. Yasemin Ersoy; 'Ellerimiz çevreyle, diğer insanlarla, hayvanlarla, toprakla, kirli alanla, birçok noktayla temas halinde olduğumuz ve birçok bakteri, virüs, bazen parazit, mantarı kolayca alıp enfeksiyonlara yakalanma riskimiz olan aletlerimiz diyelim. Ellerimizi bir alet olarak düşünürsek hem kendimizle hem de çevreyle yakın bir temas içerisindeyiz. El hijyeni, ellerimizin yıkanması, sağlık kuruluşlarında ise hem ellerin yıkanması hem de alkolle el ovalamayı içerir. Sosyal alanlarda, dış çevrede yaz ile birlikte biraz daha dışarı çıkışların artması ile beraber dizanteri form, ishal tarzı, gastroenterit tarzı vakaların artması söz konusu olabilir. Yine bazı üst solunum yolu ya da solunum yolu enfeksiyonları; tifo gibi, grip gibi birçok hastalığın eller yoluyla da bulaştığını biliyoruz. Bu dokunduğumuz yüzeylerden ellerimizin kirlenmesiyle ya da başka insanlardan temasla aldığımız bakterileri elimize yüzümüze, gözümüze sürmemizle, bazen gıdalara temasla enfeksiyonlara yakalanmamız söz konusu olabilir. Ne zaman el hijyeni sağlayacağız? Yani ellerimizi ne zaman su ve sabunla yıkayacağız diye sorarsanız; mutlaka tuvaletten sonra, gıdaların hazırlanmasından önce, yemek yemeden önce, dışarıdan içeri geldikten sonra, ellerimiz gözle görülür kirlendiği her durumda; hayvanlarla temastan sonra, toprakla, çevresel yüzeylerle temastan sonra, alt bezi değişiminden sonra ellerimizi su ve sabunla yıkamamız lazım' dedi.</p><p>'El yıkamada teknik çok önemli'</p><p>Ersoy, eller yıkanırken sürenin ve tekniğin çok önemli olduğunu belirterek; 'Ellerimizi yıkarken teknik, yine süre önemli. Çoğunlukla 20 ila 30 saniye kadar sıvı sabunu elimize alıp ovalamamız, bol suyla durulamamız sonrasında eğer toplu bir alanda yaşıyorsak, örneğin lokantada, toplu bir alanda, alışveriş merkezleri gibi buralarda ellerimizi kuruladığımız kağıt havluyla musluk başını kapatmamız daha doğru olacaktır. Çünkü tekrar ellerimizin kirlenmesi riskiyle karşı karşıya kalabiliriz. Burada teknik önemli; baş parmaklar, parmak araları, parmak uçlarımız, tüm el yüzeyinin ovalanarak sabunlanması gerekli. El hijyeni sosyal hayatımızda her geçen gün daha kritik öneme sahip olduğunu görmekteyiz. Aslında hijyen kavramının gelişmesi insanlarda yaşam süresini uzatmıştır' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hijyensiz-temas-hastalik-saciy_1780566843_i2wuE8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hijyensiz temas hastalık saçıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hijyensiz-temas-hastalik-saciy_1780566843_i2wuE8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ERÜ Hastaneleri'nde 'ücretsiz ben muayenesi' aktivitesi yapıldı]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/eru-hastaneleri-nde--ucretsiz-ben-muayenesi--aktivitesi-yapildi/12560/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından dermatoloji polikliniğinde ücretsiz ben muayenesi etkinliği düzenlendi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/eru-hastaneleri-nde--ucretsiz-ben-muayenesi--aktivitesi-yapildi/12560/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından dermatoloji polikliniğinde ücretsiz ben muayenesi etkinliği düzenlendi.</p><p>ERÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Borlu yaptığı açıklamada; Cilt kanseri dünyada ve ülkemizde sık görülen kanser türlerinden biridir, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan hastalıklar arasında yer almaktadır. Bu nedenle toplumda farkındalığın artırılması, erken tanının teşvik edilmesi ve korunma yöntemleri hakkında bilgilendirme yapılması büyük önem arz etmektedir' dedi.</p><p>Prof. Dr. Murat Borlu, 'Euromelanoma her yıl tüm Avrupa ülkeleri ile birlikte ülkemizde düzenlenen bir farkındalık etkinliğidir. Deri kanserleri ile ilgili farkındalığın artması amacıyla bilgilendirme etkinlikleri ve ücretsiz ben tarama aktiviteleri düzenlenmektedir. Bu kapsamda, Erciyes Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalında 20 yılı aşkın süreden beri vatandaşlarımıza yönelik ücretsiz ben tarama aktivitesi yapmaktayız' şeklinde konuştu.</p><p>'Ailesinde deri kanseri hikyesi olan, çok sayıda beni olanlar ile şüpheli benleri olan hastalar dermatoloji uzmanına başvurmalı'</p><p>Prof. Dr. Murat Borlu, 'Melanom bilinen en hızlı ilerleyici ve öldürücü deri kanseridir. Ailesinde deri kanseri hikyesi olan, çok sayıda beni olan, şüpheli benleri olan ve çeşitli nedenlerle vücut direnci düşük olan hastaların benlerini yılda bir kez dermatoloji uzmanına başvurarak kontrol ettirmeleri son derece önemlidir' ifadelerini kullandı.</p><p>Yeni ben oluşumu, bende meydana gelen renk ve şekil değişikliği gibi durumların mutlaka incelenmesi gerektiğini belirten Borlu, 'Euromelanom kapsamında yılda bir kez yapılan ücretsiz ben tarama etkinliği ile deri kanserlerini erken dönemde tanıyıp tedavi etmek mümkün olacaktır' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eru-hastaneleri-nde--ucretsiz-_1780488003_5jaUh4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ERÜ Hastaneleri'nde 'ücretsiz ben muayenesi' aktivitesi yapıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eru-hastaneleri-nde--ucretsiz-_1780488003_5jaUh4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yaza sağlıklı ve ışıltılı bir ciltle girmenin 8 altın kuralı]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-ciltle-girmenin-8-altin-kurali/12539/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-ciltle-girmenin-8-altin-kurali/12539/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü&#39;nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu.</p><p>Yaz aylarında artan güneş maruziyeti, sıcaklık, nem, terleme, deniz ve havuz cilt sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Güneş ışınları yalnızca güneş yanığına değil; leke oluşumuna, erken deri yaşlanmasına ve uzun vadede deri kanseri riskine de neden olabiliyor. Bu nedenle yaz aylarında cilt bakımı konusunda güneş kremi sürmenin yanı sıra güneşten bütüncül olarak korunmak, cilt bariyerini desteklemek ve şüpheli cilt değişikliklerini erken fark etmek gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü&#39;nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu.</p><p>'Güneş kremini doğru miktarda ve doğru zamanda kullanın'</p><p>Yaz aylarında güneş koruyucu kullanımı cilt sağlığının en temel basamaklarından biridir. Ancak güneş kreminden beklenen etkinin sağlanabilmesi için ürünün doğru seçilmesi ve düzenli yenilenmesi gerekir. Geniş spektrumlu, yani hem UVA hem de UVB&#39;ye karşı koruma sağlayan, en az SPF 30 içeren ürünler tercih edilmelidir. Leke eğilimi olan, açık tenli, gebelik döneminde olan, rozasea veya melazma gibi güneşle tetiklenebilen cilt problemleri bulunan kişilerde SPF 50+ ürünler daha uygun olabilir. Güneş kremi dışarı çıkmadan yaklaşık 15-30 dakika önce uygulanmalı; açık havada kalındığında yaklaşık 2 saatte bir, yüzme veya yoğun terleme sonrasında ise daha erken yenilenmelidir. Suya dayanıklı ürünler bile deniz, havuz ve terleme sonrası etkinliğini kaybedebilir. Bu nedenle &#39;sabah sürdüm, gün boyu korur&#39; düşüncesi doğru değildir.</p><p>'Güneşten korunmayı sadece kremle sınırlamayın'</p><p>Güneşten korunmada en etkili yaklaşım, güneş kremiyle birlikte fiziksel korunma yöntemlerini de kullanmaktır. Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınılmalıdır. Gölge alanlar tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli, sık dokunmuş kıyafetler kullanılmalıdır. Plajda veya açık havada uzun süre kalınacaksa şemsiye, gölgelik veya koruyucu kıyafetler güneş kremi kadar önemlidir. Güneş kremi, güneşte kalma süresini uzatmak için değil; kaçınılamayan maruziyet sırasında cildi desteklemek içindir.</p><p>'Benlerinizi yaz başlamadan kontrol ettirin'</p><p>Yaz öncesi ben ve leke kontrolü, özellikle çok sayıda beni olan, ailesinde deri kanseri öyküsü bulunan, çocukluk döneminde sık güneş yanığı geçiren veya açık tenli kişiler için önemlidir. Benlerde asimetri, kenar düzensizliği, renk değişikliği, çapta büyüme veya zaman içinde belirgin farklılaşma varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Halk arasında &#39;ben aldırmak kansere yol açar&#39; gibi yanlış bir inanış vardır. Oysa şüpheli benlerin dermatolojik değerlendirme ile erken fark edilmesi, melanom gibi ciddi deri kanserlerinde erken tanı açısından hayat kurtarıcı olabilir.</p><p>'Deniz, havuz, kum ve tuz sonrası cilt bariyerini destekleyin'</p><p>Deniz suyu, havuz kloru, kum ve sık duş alma cilt bariyerini kurutabilir. Özellikle atopik dermatit, egzama, rozasea veya hassas cilt yapısı olan kişilerde bu durum kızarıklık, kaşıntı, yanma ve pullanmayı artırabilir. Deniz veya havuz sonrası cilt temiz suyla durulanmalı, ardından cilt tipine uygun nemlendirici uygulanmalıdır. Nemlendiriciler yalnızca kuruluğu gidermek için değil, cilt bariyerini güçlendirmek ve tahrişi azaltmak için de önemlidir. Aşırı parfümlü, alkol içeriği yüksek veya irrite edici ürünlerden kaçınılmalıdır.</p><p>'Çok sıcak suyla duş almayın'</p><p>Yaz aylarında sık duş almak ferahlık sağlasa da çok sıcak suyla duş almak cildin doğal yağ tabakasını azaltarak kuruluk ve hassasiyeti artırabilir. Bu nedenle ılık suyla kısa süreli duşlar tercih edilmelidir. Duş sonrası cilt tamamen kurumadan nemlendirici uygulanması, nemin ciltte daha iyi tutulmasına yardımcı olur. Özellikle güneş sonrası kızarık, yanmış veya hassaslaşmış cilde kese, peeling veya sert temizleyiciler uygulanmamalıdır. Bu tür işlemler cilt bariyerini daha da bozabilir.</p><p>'Terli kıyafetlerle uzun süre kalmayın'</p><p>Sıcak havalarda terleme artar. Terli ve nemli kıyafetlerle uzun süre kalmak, özellikle sırt, göğüs, kasık ve koltuk altı gibi bölgelerde tahriş, isilik, mantar enfeksiyonları ve folikülit adı verilen kıl kökü iltihaplarına zemin hazırlayabilir. Spor, yürüyüş veya yoğun terleme sonrası kıyafetlerin değiştirilmesi, cildin nazikçe temizlenmesi ve mümkünse pamuklu, nefes alabilen kıyafetlerin tercih edilmesi cilt sağlığı açısından önemlidir.</p><p>'Yaz aylarında ağır bakım ürünlerinden kaçının'</p><p>Yazın cilt daha fazla terlediği ve yağlandığı için kış aylarında kullanılan yoğun yapılı kremler, bazı kişilerde gözenek tıkanıklığına ve akne artışına neden olabilir. Bu dönemde cilt tipine uygun, hafif yapılı, komedojenik olmayan nemlendiriciler tercih edilmelidir. Nem maskeleri veya bariyer destekleyici ürünler bazı ciltlerde faydalı olabilir; ancak her cilt için gerekli değildir. Özellikle aktif aknesi, rozaseası veya hassasiyeti olan kişiler, rastgele maske ve peeling ürünleri kullanmadan önce dermatoloji uzmanına danışmalıdır.</p><p>'Antioksidan desteği güneşten korunmanın yerine geçmez, ama cildi destekleyebilir'</p><p>UV ışınları ciltte oksidatif stres oluşturarak leke, elastikiyet kaybı ve erken yaşlanma sürecine katkıda bulunabilir. C vitamini, E vitamini, polifenoller ve karotenoidlerden zengin beslenme genel cilt sağlığını destekleyebilir. Topikal antioksidan içeren ürünler de uygun cilt tiplerinde fotoyaşlanma zıttı bakımın bir parçası olabilir. Ancak antioksidan serumlar veya besin destekleri güneş kreminin yerine geçmez. Güneşten korunmanın temeli; doğru güneş koruyucu kullanımı, gölge, kıyafet, şapka ve güneşten kaçınma davranışlarının birlikte uygulanmasıdır.</p><p>Güneş yanığı gelişirse ne yapılmalı?</p><p>Güneş yanığı oluştuğunda cilt serin tutulmalı, bol su içilmeli, parfümsüz nemlendiricilerle bariyer desteklenmelidir. Şiddetli ağrı, su toplaması, ateş, titreme, bulantı veya yaygın yanık varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Yanık bölgeye diş macunu, yoğurt, kolonya veya bilinçsiz bitkisel ürünler sürülmemelidir.</p><p>'Cilt sağlığı için korunma tedaviden değerlidir'</p><p>Güneş ışınları cilt sağlığı üzerinde hem kısa hem de uzun vadeli etkilere sahiptir. Güneş yanığı, lekelenme ve erken yaşlanma gibi sorunların yanında, yıllar içinde deri kanseri riskinde artış da görülebilir. Bu nedenle güneş kremi kullanmak önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Gölge, koruyucu kıyafet, şapka, güneş gözlüğü ve düzenli ben kontrolü yaz aylarında cilt sağlığının temel parçalarıdır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-_1780386842_QTyZJ6.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yaza sağlıklı ve ışıltılı bir ciltle girmenin 8 altın kuralı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-_1780386842_QTyZJ6.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İlk yerli molekül için dev adım]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/ilk-yerli-molekul-icin-dev-adim/12533/</link>
            <description><![CDATA[TSI ABD tarafından Faz I klinik çalışması başarıyla tamamlanan patentli biyolojik büyük molekül ürünü TS01'in, kalp krizi ve akut iskemik inme gibi yüksek klinik ihtiyaç bulunan alanlarda kullanılmak üzere Faz II ve Faz III çalışmalarının Türkiye'de yürütülmesi amacıyla TSI Türkiye kuruldu.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/ilk-yerli-molekul-icin-dev-adim/12533/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>TSI ABD tarafından Faz I klinik çalışması başarıyla tamamlanan patentli biyolojik büyük molekül ürünü TS01&#39;in, kalp krizi ve akut iskemik inme gibi yüksek klinik ihtiyaç bulunan alanlarda kullanılmak üzere Faz II ve Faz III çalışmalarının Türkiye&#39;de yürütülmesi amacıyla TSI Türkiye kuruldu.</p><p>Av. Cengiz Aydemir, Prof. Dr. Abdülhakim Coşkun, Albaraka Portföy Yönetimi A.Ş. Unifon - Biotech Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ve TSI ABD ortaklığında kurulan TSI Türkiye&#39;nin Yönetim Kurulu Başkanlığı&#39;na Dr. Kemal Oğuz Kalafat getirildi. Ruva Global Danışmanlık A.Ş.&#39;nin danışmanlığında gerçekleştirilen yeni şirketin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Av. Cengiz Aydemir olurken, yönetim kurulu üyesi olarak da ABD&#39;nin köklü üniversitelerinden Brown Üniversitesi&#39;nde dersler veren, ekonomist ve dünya ilaç sektörünün yakından tanıdığı Öner Tulum atandı. Proje kapsamında Faz II ve Faz III klinik çalışmaları TSI Türkiye sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Molekülün klinik araştırma süreçlerini ise alanında bugüne kadar birçok başarılı projeye imza atan Mene Health Group yapacak. Ayrıca projenin TİTCK nezdindeki izin ve onay süreçleri ile TÜSEB&#39;in olması muhtemel destek ve iş birliği mekanizmaları çerçevesinde ilerletilmesi konusunda taraflar arasında mutabakata varıldı. TSI Başkanı Judith Gurewich&#39;in eşi, Harvard Üniversitesi mezunu Prof. Dr. Victor Gurewich&#39;in keşfettiği molekülün klinik çalışmaların tamamlanmasının ardından, TS01&#39;e ilişkin üretim, satış ve ticarileştirme hakları Türkiye açısından bir ilk oluşturacak şekilde TSI Türkiye bünyesinde yapılandırılacak. İlacın Orta Doğu, Körfez ve Türk Cumhuriyetleri&#39;nde dağıtım ve satış hakları da yine TSI Türkiye bünyesinde gerçekleştirilecek. Ayrıca Türkiye pazarı için özel bir fiyatlandırma modelinin uygulanmasına da karar verildi.</p><p>Türkiye&#39;de fabrika kurulacak</p><p>Ortaklık anlaşması için Türkiye&#39;ye gelen TSI Başkanı Judith Gurewich, projeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Yeni molekülün sağlık sektöründe çığır açacağını vurgulayan Gurewich, söz konusu ilacın üretim merkezlerinden biri olarak Türkiye&#39;yi planladıklarını vurguladı. Bunun için Türkiye&#39;de fabrika yatırımı yapacaklarını söyleyen Gurewich, yer konusunda araştırmaların sürdüğünü açıkladı. Türkiye&#39;nin ilaç sektöründe güçlü bir altyapıya sahip olduğunun altını çizen Gurewich, ancak tamamının jenerik ilaç olması nedeniyle bu üretimin ekonomiye yeterince katkıda bulunamadığına işaret etti. Buna karşılık TS01&#39;in üretiminde katma değerin Türkiye&#39;de kalacağını vurgulayan Gurewich, 'Söz konusu proje klinik çalışmalar, üretim ve satış haklarının Türkiye merkezli olarak kurgulanması bakımından özel bir öneme sahip. Çünkü proje Türkiye biyoteknoloji ekosistemi açısından öncü ve ilk olma niteliği taşıyor. Mevcut üretim ve Ar-Ge altyapısı temel alınarak bu modelin benzer projelere de uygulanmasının zaman içerisinde Türkiye&#39;yi biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren girişimler, araştırma ekipleri ve yatırımcıları bir araya getiren bölgesel veya ülkesel bir Biyoteknoloji Hub&#39;ına dönüştürmesini bekliyorum' dedi.</p><p>30 ülkeye ihracatı planlanıyor</p><p>TSI Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Oğuz Kalafat ise, Türkiye&#39;nin ilk kez kendi molekülüne sahip olması bakımından bu projenin son derece önemli olduğunu vurguladı. Kalafat ayrıca, ilk kez bir Türk yatırımcının bu tür bir projeye yatırım yaptığına dikkat çekti. Tüm üretimi jenerik ilaç olan Türkiye&#39;nin, ilaç sektöründe yıllık 6-7 milyar doları bulan açığının bulunduğunu ve bunun her geçen yıl yüzde 15 oranında büyüdüğünü belirten Kalafat, Türkiye&#39;nin TS01 ile kendi molekülünü üreterek, MENA bölgesindeki 30 ülkeye ihraç edebileceğine işaret etti. Kalafat, Güney Kore, Hollanda, İrlanda, Çekya, Singapur gibi ülkelerin bu yolla kendi moleküllerini ürettiklerini ve böylece ilaç sektöründe büyük aşama kat ettiklerini vurguladı.</p><p>'Şirketler ve bireysel yatırımcılar projeye dahil olabilecek'</p><p>TSI Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ruva Global Danışmanlık A.Ş. Kurucu ortağı Cengiz Aydemir de bu projenin Türkiye Sermaye Piyasaları Kurumu mevzuatına uygun olarak kurulmuş bir Girişim Sermayesi Yatırım Fonu çatısı altında gerçekleştirilmesinin önemine işaret etti. Aydemir, 'Kollektif bir sermayeye erişim mekanizması ile güvenli bir şekilde pek çok vatandaşımız veya şirketlerimiz yatırımcı olarak bu projeye dahil olabilecekler. Bu başlı başına bir değer oluşturuyor. Bu proje ülke olarak sahip olduğumuz know how&#39;u, sermayeyi, finansmanı ortak bir yapı altında toplayarak ölçeklendirme hedeflerimizin biyoteknoloji alanındaki ilk örneklerinden biri olacak' dedi. Unifon-Biotech GSYF Fon Yatırım Komitesi Başkanı Prof. Dr. Abdulhakim Coşkun ise, Türkiye&#39;nin öncü biyoteknoloji fonlarından biri olarak bu önemli projenin finansmanının organize edilmesinde kritik bir rol üstlendiklerini belirtti. Türkiye için bir ilk niteliği taşıyan orijinal bir biyoteknolojik ilaç molekülünün klinik çalışmalarının Türkiye&#39;de yürütülmesi ve uluslararası pazarlara sunulması sürecinin organize edilmesinde yer almaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Dr. Coşkun, başta ilaç, hücresel terapiler ve gen tedavileri olmak üzere derin biyoteknoloji alanlarına özel önem verdiklerini ve Türkiye&#39;de güçlü bir biyoteknoloji ekosisteminin kurulmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ilk-yerli-molekul-icin-dev-adi_1780324742_3eZBEa.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İlk yerli molekül için dev adım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ilk-yerli-molekul-icin-dev-adi_1780324742_3eZBEa.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Alerjiye hava etkisi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/alerjiye-hava-etkisi/12519/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Samet Özer, havaların ısınmasıyla birlikte alerjilerin en yoğun olduğu döneme girildiğini ve alerjik çocuklarda şikayetlerin arttığını söyleyerek, Alerjinin hangi durumlarda nasıl ortaya çıktığı bize çok iyi bir fikir verebilir dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/alerjiye-hava-etkisi/12519/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Samet Özer, havaların ısınmasıyla birlikte alerjilerin en yoğun olduğu döneme girildiğini ve alerjik çocuklarda şikayetlerin arttığını söyleyerek, 'Alerjinin hangi durumlarda nasıl ortaya çıktığı bize çok iyi bir fikir verebilir' dedi.</p><p>Şu an tam bir mevsim geçişi ve alerjilerin en yoğun olduğu dönem olduğunu söyleyen Doç. Dr. Samet Özer, 'Şimdi tam alerjilerin en yoğun olduğu dönemdeyiz aslında. Tam bir mevsim geçişindeyiz. Bahar aylarının sonuna ve yaz aylarının başına doğru ilerliyoruz. Tabi böyle olunca da artık polenler, çayırlar, çimenler ve alerjenler gitgide artıyor. Tozlarımız gitgide artıyor. Bu da ister istemez alerjik yatkınlığı olan çocuklarda bazı şikayetlerin oluşmasına sebep olabiliyor. Çocuğumuzda alerji olup olmadığı ya da alerjik şikayetlerle ilgili şunları söyleyebiliriz. Eğer mevsim dönüşüyle beraber çocukta devam eden bir öksürük şikayeti oluyorsa, burun akıntıları başlıyorsa, hapşırmalar oluyorsa, gözlerde kızarmalar ya da gözlerde sulanmalar, yaşarmalar oluyorsa çocuğumuzun alerjik olma ihtimali yüksek demektir. Böyle durumlarda tabii soğuk algınlığıyla alerjik durumları birbirinden ayırmak çok önemli. Bunu tecrübeli gözler ve aileden alınan iyi bir hikaye ile birbirinden ayırmak genellikle mümkündür. Çoğu zaman tetkikler çok şart olmamakla beraber tetkiklerden de faydalanılabilir alerjileri ayırt etmek için' dedi.</p><p>'Hassasiyet tespiti çok önemli'</p><p>Özer, alerjilerde neye hassasiyet olduğunu tespit etmenin çok önemli olduğunu söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti:</p><p>'Alerjilerden korunabilmek için öncelikle neye karşı hassasiyeti olduğunu tespit etmek çok önemli. Bunlar genellikle bir şüphe üzerine tespit edilebilir. Bu bazen ailenin öyküsünden bazen de yapılan testlerle bilinebilir. Testlerin bu konudaki güvenilirlikleri hayli yüksek, yüzde 80-90&#39;ların üzerinde güvenilirlikleri var testlerimizin. Fakat testlerde yüzde 100 güvenilirlik tam elde edemeyebiliriz. O yüzden aileden alınan öykü ve çocuğun klinik durumu bizim için çok değerli. Çocuğun ne zaman, nerede, hangi zamanlarda, hangi ortamlarda ne tür şikayetlerin ortaya çıktığı bize alerji hakkında çok iyi bir fikir verebilir. Alerjik durumu tespit ettikten sonra tabii ki şikayetlerin düzeltilebilmesi için neler yapılabilir, aileyle birlikte bunların planlanması gerekir. Çünkü her çocuğun alerjeni farklı olabilir, her çocuğun alerjik şiddeti farklı olabilir, her çocukta kullanılması gereken ilaçlar ya da alınması gereken tedbirler farklı olabilir.'</p><p>Alerjik olduğu bilinen çocuklarda erken dönemde ilaç kullanılmasının ağır hastalıkların önüne geçebileceğini söyleyen Samet Özer, 'Örneğin bir çocukta polen alerjisi varsa polenlerin özellikle yaygın olduğu öğle saatlerine kadar mümkün olduğunca polenlerden uzak kalmaları tercih edilir. Böyle dönemlerde maske kullanmaları, gözlük takmaları çocuklardaki alerjik rinit semptomlarını, alerjik astım semptomlarının şikayetlerini azaltmakta yardımcı olur. Böylelikle çocuklar atak geçirmeyi de azaltmış oluruz. Çocuklarda aynı zamanda alerjik şikayetlerde dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi, çocuğumuzun alerjik olduğunu biliyorsak mevsiminden önce bazen ilaç kullanmaya başlamak çocuğun ağır hastalıklar geçirmesinin önüne geçebilir. Bu konuda ailelerin dikkatli olmasını kesinlikle tavsiye ederim. Çocuğumuzun alerjeninden uzak kalması için elimizden gelen çabayı sarf etmemiz gerekir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/alerjiye-hava-etkisi_1780299542_6mGSAz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Alerjiye hava etkisi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/alerjiye-hava-etkisi_1780299542_6mGSAz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kurban Bayramı öncesinde 'köpek kistine' dikkat]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/kurban-bayrami-oncesinde--kopek-kistine--dikkat/12466/</link>
            <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, Kurban Bayramı öncesinde hidatik hastalığı hakkında bilgiler vererek, Bu hastalık insanları etkileyebildiği gibi, otçul hayvanlara da enfekte yumurtaların otlar ve sular aracılığıyla alınması sonucu bulaşabilir dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/kurban-bayrami-oncesinde--kopek-kistine--dikkat/12466/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, Kurban Bayramı öncesinde hidatik hastalığı hakkında bilgiler vererek, 'Bu hastalık insanları etkileyebildiği gibi, otçul hayvanlara da enfekte yumurtaların otlar ve sular aracılığıyla alınması sonucu bulaşabilir' dedi.</p><p>Karaciğerde görülen hidatik kistleri hakkında bilgi veren Acıbadem Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, 'Halk arasında &#39;köpek kisti&#39; olarak bilinen karaciğer kist hidatik hastalığı, paraziter bir hastalıktır. Bu parazitin ismi Echinococcus granulosustur. Bu parazit yaklaşık yarım santimetre boyutundadır ve çakal, köpek gibi etçil hayvanların bağırsaklarında tutunarak yaşar. Köpeğe herhangi bir zarar vermez ve köpeği hasta etmez. Fakat köpeğin bağırsağındaki parazitin yumurtlamasıyla, milyonlarca yumurta dış ortama saçılabilir. Bu yumurtaların insan tarafından alınmasıyla insanlarda kist hidatik dediğimiz hastalık oluşur. Bu yumurtalar enfekte köpeğin sevilmesi, ardından elin ağza götürülmesiyle oral yoldan bulaşabildiği gibi, enfekte sular, meyveler ve çiğ sebzeler aracılığıyla da bulaşabilir. Bu parazitin yumurtaları dış ortamda bir yıl boyunca canlı kalabilir. Yumurtalar oral yolla insana bulaştığında bağırsaktan kana geçer. Özellikle yüzde 75 oranında karaciğerde hastalık yapar. Daha sonra yüzde 15-20 oranında akciğerde hastalık yapabilir. Yüzde 5 oranında ise göz, kalp, beyin, cilt dokusu gibi aklımıza gelebilecek tüm organlarda hastalık oluşturabilir. Hastalık küçük ve yavaş büyüdüğü için ilk yıllarda belirti vermez. Ancak ilerleyen zamanlarda 15-20 santimetre boyutlarına ulaşabilir. Karaciğerde safra yolu tıkanıklıklarına, ağrıya, nefes darlığına ve çeşitli semptomlara neden olabilir. Bu parazitin tanısı ultrason ile konulur. Tedavisi ise girişimsel radyoloji tarafından ya da başarısız olması durumunda genel cerrahi tarafından ameliyat edilerek yapılır' ifadelerini kullandı.</p><p>Hastalığa yakalanmamak için öneriler</p><p>Kurban Bayramı öncesinde hastalığa yakalanmamak için yapılması gerekenleri söyleyen Doç. Dr. Arıkan, 'Peki bu hastalığa nasıl yakalanmayacağız? Öncelikle bu hastalık insanları etkileyebildiği gibi, özellikle otçul hayvanlara da enfekte yumurtaların otlar ve sular aracılığıyla alınması sonucu bulaşabilir. Böylece onların da karaciğerinde, akciğerinde ve diğer organlarında hastalık oluşabilir. Özellikle hayvan kesiminde enfekte organlar çevreye atıldığı ve derin olarak toprağa gömülmediği zaman, bu enfekte sakatatları köpekler yediğinde döngü yeniden başlar. Maalesef ülkemiz, karaciğer kist hidatik hastalığının sık görüldüğü ülkelerden biridir. Bu durum, kontrolsüz kesimler ile enfekte karaciğer ve iç organların derin şekilde gömülmemesinden kaynaklanmaktadır. Enfekte otçul hayvanların sakatatları derin şekilde gömülmeli ve etçil hayvanlara, özellikle köpek ve çakal gibi hayvanlara tekrar bulaştırılmamalıdır. Serbest dolaşan köpekler yılda dört kez antiparaziter ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Toplum bilinçlendirilmeli ve el hijyenine dikkat edilmelidir. Özellikle çocukların köpek temasından sonra elleri bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Sebzeler iyi yıkanarak tüketilmelidir. Köpeklerin dışkıları, ilaçlı olsalar dahi sahipleri tarafından toplanmalı ve çöpe atılmalıdır. Kist hidatik hastalığıyla mücadelemizi bu şekilde sürdürebiliriz' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kurban-bayrami-oncesinde--kope_1779782043_xQC1dY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kurban Bayramı öncesinde 'köpek kistine' dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kurban-bayrami-oncesinde--kope_1779782043_xQC1dY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Emekli olan 43 yıllık doktora veda]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/emekli-olan-43-yillik-doktora-veda/12423/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'nde 43 yıldır görev yapan Uzm. Dr. Tevfik Haktanır'a emekliliğinden dolayı veda programı düzenlendi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/emekli-olan-43-yillik-doktora-veda/12423/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;nde 43 yıldır görev yapan Uzm. Dr. Tevfik Haktanır&#39;a emekliliğinden dolayı veda programı düzenlendi.</p><p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;nde Üroloji Uzmanı Dr. Tevfik Haktanır için emekliliği dolayısıyla veda töreni düzenlendi. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi döneminden bu yana 43 yıldır görev yapan Uzm. Dr. Tevfik Haktanır&#39;a plaket takdim edildi. Kısa bir konuşma yapan Dr. Haktanır; görev yaptığı yıllar boyunca birlikte çalıştığı tüm mesai arkadaşlarına teşekkür ederek, sağlık camiasında hizmet etmenin kendisi için büyük bir onur olduğunu ifade etti. Kayseri Devlet Hastanesi tarafından yapılan açıklamada ise; 'Meslek hayatı boyunca sağlık hizmetlerine büyük emek veren, bilgi ve tecrübeleriyle birçok hekime ve sağlık çalışanına örnek olan Uzm. Dr. Tevfik Haktanır&#39;a hastanemize ve sağlık camiasına sunduğu değerli katkılar için teşekkür ediyor, emeklilik hayatında sağlık, mutluluk ve huzur dolu yıllar diliyoruz' ifadelerine yer verildi.</p><p>Törene Başhekim Yardımcıları Uzm. Dr. Abdulkadir Kantar, Uzm. Dr. Yakup Uslu, Uzm. Dr. Mustafa Bikrin ile hastane doktorları ve personeller katıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/emekli-olan-43-yillik-doktora-_1779519965_5qwCUW.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Emekli olan 43 yıllık doktora veda ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/emekli-olan-43-yillik-doktora-_1779519965_5qwCUW.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/hipertansiyonda-gizli-belirtiler-onemli/12307/</link>
            <description><![CDATA[Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/hipertansiyonda-gizli-belirtiler-onemli/12307/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 17 May 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, 'Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor' dedi.</p><p>Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, 'Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120&#39;ye 80&#39;in altında kabul edilir. 140/90&#39;ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz.</p><p>Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30&#39;unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir' dedi.</p><p>Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, 'Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir' ifadelerini kullandı.</p><p>Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, 'Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120&#39;ye 80&#39;in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın,  kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hipertansiyonda-gizli-belirtil_1779014704_lSEv1e.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hipertansiyonda-gizli-belirtil_1779014704_lSEv1e.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hantavirüste gıda hijyeni]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/hantaviruste-gida-hijyeni/12286/</link>
            <description><![CDATA[Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye'de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, Gıdaların kemirgenlerden  korunması önem arz ediyor dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/hantaviruste-gida-hijyeni/12286/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye&#39;de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, 'Gıdaların kemirgenlerden  korunması önem arz ediyor' dedi.</p><p>Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsün 2 ana klinik tablo ile görüldüğünü söyleyerek, 'Hantavirüs bir anda gündemimize çok yoğun şekilde girdi. Adı üstünde viral bir hastalık aslında. En başlıca kaynağı ise kemiriciler. Kemiricilerin ve  böcekçillerin idrarı , dışkısı ve tükürükleri bu virüsle enfekte ve bulaşta söz konusu olabiliyor. Hantavirüs aslında 1978&#39;de ilk kemiricilerde saptandıktan sonra insanlarda görülmeye başlanmış. Kırktan fazla virüs türü var dünyada tanımlanmış. Fakat özellikle bu seyahat gemisiyle ilişkili hantavirüste Arjantin&#39;de endemik görülen bir hantavirüsün olduğunu görüyoruz ki bu hantavirüs özellikle insandan insana bulaşın en kolay olduğu ya da bulaşabilen hantavirüs olarak söyleyebiliriz. Başlıca da aerosol dediğimiz damlacıklar yoluyla insanlara bulaşabilmektedir. Hantaviüs 2 ana klinik tabloya neden oluyor. Biri akciğerde ödemle görülen kardiyopulmoner sendrom ki bu tabloda genellikle 14 ile 17 günlük ortalama kuluçka süresi ki bu yedi haftaya kadar da uzun olabilir. Temastan sonraki hastalıklar ortaya çıkana, bulgular ortaya çıkana kadarki dönem. Bir hafta kadar süren ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı ile giden bir dönemin ardından hızla kötüleşme, hipertansiyon ve akciğer ödemi tablosuyla karşımıza çıkabiliyor. Bu tabloya gelmiş hastalarda 24 saat içerisinde ölüm riski oldukça artmış olduğunu görüyoruz. Diğeri ise renal sendrom yani böbrek tutulumuyla seyreden bir tablo. Bu ise böbrek yetmezliği kliniği şeklinde giden ileri dönemlerinde kanamalı tablolara neden olan bir hastalığa neden oluyor. Başlıca klinik tablolar böyle' dedi.</p><p>Hantavirüsle ilgili alınacak önlemlerin başında gıdaların kemirgenler ve böceklerin dışkılarından korunması geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, 'Bu hantavirüs özellikle bir kemirici ve böcekçillere özel bir grup. Her kemirici grubunun hantavirüsü de ayrı diyebiliriz. Dolayısıyla bunların endemik görüldüğü kemiricilerde bu virüsün, hantavirüsün görüldüğü durumlarda özellikle yiyeceklere, gıdalara ve insanlara kemirici çıkartılarının, tükürüğünün, salyasının, dışkısının ulaşmaması lazım. Dolayısıyla korunma önlemlerimiz de başlıca bu noktada olacak. Gıdalara ve insanlara bu kemirici ve böcekçillerin ulaşmasını, çıkartılarının bulaşmasını engellemek en önemli nokta. Bu gemideki olayla ilgili olarak ise aerosol yoluyla, damlacıkla bulaşın olduğu tür demiştim bunun için zaten. Burada ise özellikle temas ve damlacık önemli, insandan insana bulaş söz konusu olduğu için zaten o kişiler şu anda karantina altındalar. Dolayısıyla rastgele bir temas söz konusu değil. Bu yönden de  bir panik havasına gerek olmadığını, Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün ve Avrupa Enfeksiyon Kontrol Örgütü&#39;nün de burada bir salgın olmadığını belirttiklerini ve vakaların takip sürecinde olduğunu söylememiz lazım. Şu anda bir salgın riski yok, bir pandemi riski yok görünmekte. Dolayısıyla bir vaka varsa o insanla temas konusunda dikkatli olunması lazım tabi ki. Fakat şu anda gemiden ayrılan insanlar karantinada olduğu için şu anda insandan insana bulaşla ilgili  panik olmaya, tedirgin olmayı gerektiren bir durum olmadığını söylemek isterim' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hantaviruste-gida-hijyeni_1778873223_AIC3da.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hantavirüste gıda hijyeni ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hantaviruste-gida-hijyeni_1778873223_AIC3da.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ERÜ Hastaneleri'nde, 'Temel Ultrason ve Mekanik Ventilasyon' Kursu düzenlendi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/eru-hastaneleri-nde--temel-ultrason-ve-mekanik-ventilasyon--kursu-duzenlendi/12254/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı ve Türkiye Acil Tıp Derneği'nin (TATD) iş birliğiyle düzenlenen iki organizasyon başarıyla gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/eru-hastaneleri-nde--temel-ultrason-ve-mekanik-ventilasyon--kursu-duzenlendi/12254/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı ve Türkiye Acil Tıp Derneği&#39;nin (TATD) iş birliğiyle düzenlenen iki organizasyon başarıyla gerçekleştirildi.</p><p>Türkiye Acil Tıp Derneği Ultrasonografi Çalışma Grubu (TATDUS) tarafından düzenlenen 'Temel Ultrason Kursu' ile Türkiye Acil Tıp Derneği Havayolu Çalışma Grubunca  (TATDHAVAYOLU) gerçekleştirilen 'Mekanik Ventilasyon Kursu' ile acil tıp alanındaki güncel yaklaşımlar, teorik ve pratik eğitimlerle ele alındı.</p><p>ERÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ertuğrul Aslan&#39;ın yerel koordinatörlüğünde düzenlenen bu eğitimler, bölgede görevli hekimlerin mesleki gelişimlerine büyük katkı sağladı. Kritik hasta yönetiminde, hayati önem taşıyan bu iki eğitim, uzman eğitmenlerinde katılımıyla verimli bir öğrenme sürecine dönüştü.</p><p>Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ertuğrul Aslan, düzenlenen kursla ilgi olarak yaptığı konuşmada, 'Akademik birikimimizi ulusal çalışma gruplarının tecrübesiyle birleştirmeye ve sağlık hizmeti kalitemizi en üst seviyeye taşıyacak eğitim faaliyetlerine öncülük etmeye devam ediyoruz. Emeği geçen tüm eğitmenlerimize ve katılımcılarımıza teşekkür ederiz.' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eru-hastaneleri-nde--temel-ult_1778759103_qBJwT3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ERÜ Hastaneleri'nde, 'Temel Ultrason ve Mekanik Ventilasyon' Kursu düzenlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eru-hastaneleri-nde--temel-ult_1778759103_qBJwT3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Paketli gıdalarla vedalaşın]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/paketli-gidalarla-vedalasin/12250/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, havaların ısınmasıyla birlikte tezgahlarda yerini alan kırmızı meyvelerin en değerli besinlerden olduğunu söyleyerek, Havaların ısınmasıyla paketli gıdaları kesip, kırmızı meyveleri tüketmeliyiz dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/paketli-gidalarla-vedalasin/12250/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, havaların ısınmasıyla birlikte tezgahlarda yerini alan kırmızı meyvelerin en değerli besinlerden olduğunu söyleyerek, 'Havaların ısınmasıyla paketli gıdaları kesip, kırmızı meyveleri tüketmeliyiz' dedi.</p><p>Yaz döneminde en önemli noktanın daha hafif ve dengeli beslenmek olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Betül Merd, 'Havalar ısınmaya başladı ve artık tezgahlarda kırmızı meyveleri daha sık görmeye başlıyoruz. Özellikle çilek, kiraz, vişne, ahududu gibi meyveler bu dönemin en değerli besinlerinden. Çünkü antioksidan kapasiteleri oldukça yüksek. Antioksidan ne demek? Vücudumuzda hücrelere zarar veren serbest radikaller var. Bu kırmızı meyveler, o zararlı etkileri azaltarak hem bağışıklığımızı destekliyor hem de cilt sağlığımıza katkı sağlıyor. Yani aslında sadece kilo kontrolü değil, genel sağlığımız için de çok önemli bir yere sahipler. Aynı zamanda lif içerikleri yüksek olduğu için sindirim sistemini düzenliyorlar, daha uzun süre tok kalmamıza yardımcı oluyorlar. Özellikle yaza yaklaşırken tatlı isteği artan kişiler için de çok güzel bir alternatif. Tatlı yerine bir kase çilek ya da yoğurtla birlikte kırmızı meyve tüketmek çok daha sağlıklı bir seçim olur. Yaza geçiş döneminde beslenmede en önemli nokta şu: Daha hafif ve daha dengeli beslenmek. Kışın daha ağır, yağlı yemekler tüketiyoruz ama artık sebze ağırlıklı, zeytinyağlı, ızgara ve haşlama yöntemlerine geçmemiz gerekiyor. Bol su tüketimi de burada çok kritik, çünkü havalar ısındıkça su ihtiyacımız da artıyor' diye konuştu.</p><p>'Paketli gıdalar azaltılmalı'</p><p>Merd, paketli gıdaların azaltılması gerektiğini söyleyerek, 'Paketli gıdalar konusu da çok önemli. Bunları tamamen hayatımızdan çıkarmak zor olabilir ama azaltmak kesinlikle mümkün. Bunun için en pratik yöntem şu: Alışverişe tok gitmek ve eve paketli ürün almamak. Çünkü evde varsa tüketiliyor. Onun yerine sağlıklı atıştırmalıklar bulundurabiliriz; meyve, yoğurt, kuruyemiş gibi. Bir de etiket okumayı alışkanlık haline getirmek lazım. İçeriği ne kadar uzunsa, katkı maddesi ne kadar fazlaysa o üründen o kadar uzak durmak gerekiyor. Yaza hazırlanırken en büyük hatalardan biri de çok hızlı kilo vermeye çalışmak. Şok diyetler yerine sürdürülebilir bir beslenme planı uygulamak çok daha doğru. Çünkü önemli olan sadece kilo vermek değil, o kiloyu koruyabilmek. Düzenli öğün, yeterli su, hareketli bir yaşam ve mevsimine uygun beslenme; bunları yaptığımızda zaten vücudumuz yaza kendiliğinden adapte oluyor. Kısacası kırmızı meyveleri soframıza ekleyelim, paketli gıdaları azaltalım ve daha doğal, dengeli bir beslenme düzenine geçelim. Bu hem sağlığımız hem de enerjimiz için en doğru adım olacaktır' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/paketli-gidalarla-vedalasin_1778757483_82R4yV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Paketli gıdalarla vedalaşın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/paketli-gidalarla-vedalasin_1778757483_82R4yV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ERÜ Eczacılık Fakültesi'nde 'Önlük Giyme Töreni' düzenlendi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/eru-eczacilik-fakultesi-nde--onluk-giyme-toreni--duzenlendi/12237/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Eczacılık Fakültesi tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla Önlük Giyme Töreni düzenlendi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/eru-eczacilik-fakultesi-nde--onluk-giyme-toreni--duzenlendi/12237/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Eczacılık Fakültesi tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla Önlük Giyme Töreni düzenlendi.</p><p>Düzenlenen etkinliğe Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Püsküllü, SGK Kayseri İl Müdürü Mustafa Türkoğlu, Hayırsever Kılıçer Ailesi, akademisyenler, öğrenciler ve aileler katıldı. Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyeleri tarafından verilen şan konserinin ardından törenin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, üniversitelerin bulundukları ilde öncü olmaları gerektiğine dikkat çekerek, 'Erciyes Üniversitesi olarak, mühendislikte, ziraatta, sosyal alanlarda her fakültesi ile güçlü olarak var olan bir üniversiteyiz' dedi. Öğrenci ailelerini tebrik eden Rektör Prof. Altun, 'Velilerimize çok teşekkür etmek istiyorum. Bugün sizin için çok gururlu bir gün. Çünkü sizler fedakrsınız. Fedakarlıklarınızdan dolayı, gençlerimizi yetiştirip bugünlere getirdiğinizden dolayı sizlere ayrı ayrı teşekkür etmek ediyorum' diye konuştu. Konuşmasında öğrencilere seslenen Rektör Prof. Dr. Altun, şunları söyledi:</p><p>'Her daim çalışmaya, kendinizi geliştirmeye ve bu alanda kendi mesleki deneyimlerinizi ve tecrübenizi arttırmak için laboratuvar ortamında olsun, akademisyenlerimizin sizlere verdiği bilgiler olsun hiçbir zaman yabana atmayın. Bu ülkeyi sevin. Bu ülkenin seven gençlere ihtiyacı var. Bu ülkenin sizlerle birlikte yeni projelerle daha ileriye gitmesi için sizlere çok ihtiyacımız var. Lütfen her daim ülke sevgisi, büyüklere saygı, temel değerlerine bağlı bireyler olarak yaşamaya biz mutlaka önem veriyoruz. Sizlerin de önem vermesi bizim için son derece değerlidir. Çünkü göreceksiniz bu değerlere sahip olan bireyler, mesleki olarak da her daim başarılı olacaktır.'</p><p>Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Püsküllü ise yaptığı konuşmada eczacıların çoğu zaman bir hastanın en kolay ulaşabildiği bir sağlık danışmanı olduğunu belirterek, 'Sevgili öğrencilerimiz, bugün giyeceğiniz beyaz önlük saflığın, dürüstlüğün ve güvenin simgesidir. Bu önlük aynı zamanda sizlere yüklenen büyük bir sorumluluğun da ifadesidir. Çünkü eczacılık mesleği, yalnızca ilaç hazırlamak ve sunmak değil, insan sağlığını koruma, hastalara umut olma ve bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek topluma katkı sağlamak görevini de içinde barındırır. Eczacılık köklü bir geçmiş, geçmişe sahip, sürekli gelişen ve değişen bir bilim dalıdır. Sizler de bu yolculukta yalnızca bilgiyle değil, etik değerlerle, vicdanla ve meslek ahlakıyla donanan bireyler olarak yetiştireceksiniz' ifadelerini kullandı.</p><p>Açılış konuşmalarının ardından hayırsever Kılıçer Ailesi&#39;ne çiçek ve dereceye giren öğrencilere belge takdimi gerçekleştirildi. Tören, eğitim-öğretime başlayan 73 öğrenciye beyaz önlüklerinin giydirilmesinin ardından sona erdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eru-eczacilik-fakultesi-nde--o_1778740203_MnZ6S8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ERÜ Eczacılık Fakültesi'nde 'Önlük Giyme Töreni' düzenlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eru-eczacilik-fakultesi-nde--o_1778740203_MnZ6S8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Merdiven altı güzellik merkezleri tehlike saçıyor]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/merdiven-alti-guzellik-merkezleri-tehlike-saciyor/12213/</link>
            <description><![CDATA[Merdiven altı güzellik merkezlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Tüketiciler Birliği Genel Bakanı Mahmut Şahin, Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan 'estetisyen' ünvanını verdikleri insanlarla, 'seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz' vaatleri ile kesip doğruyorlar dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/merdiven-alti-guzellik-merkezleri-tehlike-saciyor/12213/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Merdiven altı güzellik merkezlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Tüketiciler Birliği Genel Bakanı Mahmut Şahin, 'Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan &#39;estetisyen&#39; ünvanını verdikleri insanlarla, &#39;seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz&#39; vaatleri ile kesip doğruyorlar' dedi.</p><p>Denetimden uzak olan güzellik merkezlerinde sağlık işlemleri yapıldığını söyleyen Başkan Şahin, 'Merdiven altı sistem diye tabir ettiğimiz güzellik merkezleri gözümüzün önünde yüzlerce adeta. Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan estetisyen ünvanını verdikleri insanlarla, seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz vaatleri ile kesip doğruyorlar. Hiçbir yasal denetimi yok, hiçbir takip sistemi yok, başıboş bırakılmış bir alan. Bu durumun en acı tarafı, bu sisteme çantacılık yapan doktorların da bulunması. Bazı malzemeleri yalnızca doktorlar kendi kodları ile alabiliyorlar. Bu kodla malzemeleri alıp, çantacılık yaparak bu güzellik merkezlerine satıyorlar. Daha da kötüsü, hiçbir denetime tabi tutulmadan, merdiven altı üretimle her tarafta satılabiliyor. Bu durum insan sağlığını ilgilendiriyor. İnsanımızın sağlığı bu kadar ucuz olmamalı. Biz Uganda değiliz, bu tür vaatler rahat rahat yapılamamalı. Eğer devletten çekinmeleri olmazsa, bu insanların bizim sağlığımıza da bir kıymeti olmaz. Burada sağlık işlemi yapılıyor. İnsanların kör olmasını, burunlarının üzerini kaybetmesini, kulağını duyacağını engelleyici işler yapılıyor, bunlar sağlıkla alakalı' şeklinde konuştu.</p><p>'Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar?'</p><p>Laboratuvarda yapılması gerek işlemlerin, güzellik merkezleri kendileri yapıyormuş gibi lanse ettiklerini belirten Şahin, 'Mezoterapi dediğimiz işlem bir laboratuvarda yapılması gereken bir işlem. İnsanların gerek selülitleri gerekse saçlarıyla alakalı vaatlerde bulunarak, &#39;Biz laboratuvarda kanlarınızı ayrıştırıyoruz, bunu da enjekte edip sağlıklı olmanızı sağlıyoruz&#39; diyorlar. Bir kere bunun laboratuvarda yapılması lazım. Burada laboratuvar olmadığı gibi olsa bile işleyecek bir yetkili yok. Bunun eğitimini almış birisi yok. Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar? Dalga geçer gibi insanların kanlarını alıyorlar, ayrıştırma yapar gibi yapıp insanların vücuduna su enjekte ediyorlar. Bunu da parayla satıyorlar. Bu kadar başıboş bir sistemin denetlenmemesi bu ülkenin yasal olarak bir ayıbı. Tüketicilere çağrımız da her halükarda kim yaparsa yapsın, sağlığınızı etkileyen bu işlem sizi güzelleştirmez. Yüz güzelliğine değil, gönül ve ahlak güzelliğine odaklanın' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/merdiven-alti-guzellik-merkezl_1778607051_Rs3dq8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Merdiven altı güzellik merkezleri tehlike saçıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/merdiven-alti-guzellik-merkezl_1778607051_Rs3dq8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TALÖSEV Başkanı Başdemir: 'Talasemi hastaları kan bulamıyor']]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/talosev-baskani-basdemir--talasemi-hastalari-kan-bulamiyor-/12078/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Talasemi ve Lösemilileri Sevenler Derneği (TALÖSEV) Başkanı Faruk Başdemir, Adana, Hatay, Antalya, Muğla, Denizli, İzmir bölgelerindeki hastalarımızın çok sayıda kan ihtiyacı var, hekim eksiklikleri var. Bu farkındalık gününde bu eksikliklerin telafi edilmesini ve bu sorunların çözülmesini istiyoruz dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/talosev-baskani-basdemir--talasemi-hastalari-kan-bulamiyor-/12078/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Talasemi ve Lösemilileri Sevenler Derneği (TALÖSEV) Başkanı Faruk Başdemir, 'Adana, Hatay, Antalya, Muğla, Denizli, İzmir bölgelerindeki hastalarımızın çok sayıda kan ihtiyacı var, hekim eksiklikleri var. Bu farkındalık gününde bu eksikliklerin telafi edilmesini ve bu sorunların çözülmesini istiyoruz' dedi.</p><p>Halk arasında &#39;Akdeniz anemisi&#39; olarak bilinen talasemi hastalığı hakkında bilgiler veren TALÖSEV Başkanı Başdemir, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü&#39;nde farkındalık çağrısında bulundu. Talasemili bir baba olarak başkanlığı sürdürdüğünü ifade eden Başdemir, hastalığın hafife alınmaması ve insanların en küçük bir belirtide dahi test yaptırmaları tavsiyesinde bulundu. Kayseri&#39;nin taşıyıcı hasta konusunda riskli bölgede bulunduğunu belirten Başdemir, 'Talasemi halk dilinde Akdeniz anemisi olarak bilinir. Vücudumuzda doğuştan kemik iliğinin kırmızı kanı üretmemesiyle başlayan bir rahatsızlık. Genetik ve kalıtsal bir kan hastalığıdır. Bu aynı zamanda anne ve babadan geçen bir hastalıktır. Bu hastalık özünde kemik iliğinin kırmızı kanı üretmemesiyle başlar ve yaşamı boyunca bu hastalarımız alyuvar alarak yaşamlarını sürdürürler. Talaseminin oluşumuna gelirsek; talasemi genini taşıyan çiftler yani minör dediğimiz kişiler, iki taşıyıcının evlilik yapmasıyla talasemi majör dediğimiz ağır bir hastalık oluşmaktadır. Kayseri, taşıyıcı konusunda bakanlığımız tarafından riskli bölge olarak ilan edilmiştir. Kayseri riskli bölge ilan edildiğinden bugüne kadar Kayseri&#39;de evlilik öncesi zorunlu olarak tüm gençlerden talasemi testi istenmekte ve yaptırılmaktadır. Biz de Kayseri&#39;de bu işi üstlendik. Uzun süredir lise dengi okullarda valilik ve Milli Eğitim Bakanlığı&#39;nın ortak çalışmasıyla talasemi konusunda gençlerimizi bilgilendiriyoruz. Her vatandaşımızın mutlaka talasemi taşıyıcısı olup olmadığını bilmesi gerekiyor. Özellikle kan sayımları düşük olan her bireyin mutlaka talasemi merkezlerinde, sağlık kuruluşlarında test yaptırmaları mümkündür. Talasemi taşıyıcılarında kendini pek belli etmez. Halsizlik, uyku, üşüme gibi belirtiler ile kendisini gösterir. Bu tip durumlarda mutlaka talasemi testi yaptırmak gereklidir' ifadelerini kullandı.</p><p>'Talaseminin tek tedavi yolu ilik naklidir'</p><p>Hastalığın tedavi yöntemlerine değinerek hastaların yaşadıklarını anlatan Başdemir, Kayseri&#39;de 280 hasta olduğunu ifade etti. Başdemir, 'Talaseminin tek tedavi yolu ilik naklidir. Bunun dışında hiçbir tedavi şansı yok. Yaşamı boyunca kan alan, günlük ilaçları ve günde 12 saat cihaza bağlı yaşamı olan, çok ağır maddi ve manevi zorlukları olan bir kan hastalığıdır. Bu bakımdan halkımızın çok duyarlı olması gerekmektedir. Kayseri&#39;nin riskli bölgede olması bu duyarlılığı daha da arttırıyor. Ben halkımızdan rica ediyorum; mutlaka kan sayımı düşük olan kişilerin talasemi testi yaptırmalarında fayda var. Evlilik öncesinde hangi ilde olurlarsa olsunlar mutlaka talasemi testi yaptırmaları gerekmektedir. Kayseri&#39;de 280 talasemi hastamız var. Taşıyıcı olarak da nüfusumuzun yüzde 4&#39;ü talasemi taşıyıcısıdır. Bu oran ne kadar çok olursa hastalığın o kadar çok artması demektir. Hasta sayımız 280 ama Kayseri&#39;de taşıyıcı konusunda nüfusumuza göre oldukça fazladır. 8 Mayıs Talasemi Günü bizim için farkındalığın başladığı ve anlatıldığı bir gün. Biz bu haftayı 15 Mayıs&#39;a kadar devam ettiriyoruz. 15 Mayıs&#39;a kadar toplumu talasemi hakkında bilinçlendirecek her türlü etkinliği yapıyoruz. Çünkü Talasemi Günü bizim için sesimizi duyurabileceğimiz, kendimizi anlatabileceğimiz bir gün. Bir talasemili baba olarak talasemililerin sesinin duyulduğu bir gündür. Talasemiye ancak bu şekilde farkındalık var. Talasemi konuşulmuyor. Bazı talasemili çocuklarımızın sıkıntıları var; ihtiyaçları olan kanı bulmakta sıkıntı yaşanıyor. Çok şükür Kayseri bölgemizde böyle bir sıkıntı yok. Diğer illerde çok sayıda kana ihtiyaç var. Adana, Hatay, Antalya, Muğla, Denizli, İzmir bölgelerindeki hastalarımızın çok sayıda kan ihtiyacı var, hekim eksiklikleri var. Bu farkındalık gününde bu eksikliklerin telafi edilmesini ve bu sorunların çözülmesini istiyoruz. Gönüllü ve sağlıklı her kişi kan kardeşi olabilir. İlik nakli sırasında donör olabilirler. Hiçbir riski bulunmayan donörlük artık söz konusu. Bu tür kurumların eksikleri, sorunları ve ihtiyaçları karşısında vatandaşlarımızın duyarlı olmasını ve bu konuda maddi manevi olarak onlara sahip çıkılmasını ve destek verilmesini bekliyoruz' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/talosev-baskani-basdemir--tala_1778229542_5mSbqC.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TALÖSEV Başkanı Başdemir: 'Talasemi hastaları kan bulamıyor' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/talosev-baskani-basdemir--tala_1778229542_5mSbqC.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Prof. Dr. Fulya Tahan: 'Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir']]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/prof-dr-fulya-tahan--tekrarlayan-oksuruk-nefes-darligi-ve-hisilti-varliginda-astim-hastaligi-akla-gelmelidir-/12040/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fulya Tahan, Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/prof-dr-fulya-tahan--tekrarlayan-oksuruk-nefes-darligi-ve-hisilti-varliginda-astim-hastaligi-akla-gelmelidir-/12040/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fulya Tahan, 'Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir' dedi.</p><p>ERÜ Tıp Fakültesi Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde, '5 Mayıs Dünya Astım Günü' dolayısıyla hasta ve hasta yakınlarını bilinçlendirmek amacıyla öğretim üyeleri, hekimler, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınlarının katıldığı etkinlik düzenlendi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fulya Tahan, Dünya Astım Gününün bu yılki temasının 'Astım hastası olan herkes için iltihap önleyici inhalerlere erişim - hl acil bir ihtiyaç' şeklinde belirlendiğini, astım tedavisi ve inhaler ilaç kullanım teknikleri ile ilgili güncel bilgilerin paylaşılmasının amaçlandığına değindi.</p><p>Prof. Dr. Fulya Tahan ve ekibi tarafından astım hastalığı ile ilgili hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ile eğitim broşürlerinin dağıtılması ve öğretim üyesinin farklı coğrafyalarda çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan kişisel fotoğraf sergisinin gezilmesi ile programa devam edildi.  Çocuklarda görülen müzmin hastalıkların en başında astımın yer aldığını ve sıklığının giderek artığına değinen Prof. Dr. Fulya Tahan, 'Astım, kalıtsal ve çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Anne babada astım ya da diğer allerjik hastalıklardan birinin olması çocuklarda astım gelişme riskini artırmaktadır. Çevresel faktörler olarak da özellikle sigara dumanı, hava kirliliği, allerjen teması ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır' dedi.</p><p>'Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir'</p><p>Prof. Dr. Fulya Tahan, 'Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir. Astımlı çocukların hava yollarında aşırı bir hassasiyet vardır. Bu hassasiyetten dolayı allerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği gibi uyaranlarla öksürük, nefes darlığı ve hışıltı gibi astım keşifleri ortaya çıkar. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha da belirginleşen ve uykudan uyandırabilen bir öksürüktür' şeklinde konuştu.</p><p>'Astım hastalığı kontrol altına alınabilmektedir'</p><p>Prof. Dr. Tahan, 'Astım tedavisinin amacı hastanın yakınmalarının kontrol altına alınması ve yaşamını normale en yakın şekilde devam ettirmesinin sağlanmasıdır.  Hastanın, verilen tedavileri doğru dozda  ve doğru teknikle uygulaması; tetikleyicilerden uzak durması ile astım hastalığı kontrol altına alınabilmektedir' ifadelerini kullandı.</p><p>'Bu ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanımı çok önemlidir'</p><p>Tahan, 'İnhaler yolla verilen tedaviler, hava yollarına doğrudan ulaşmaktadır.  Ancak bu ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanımı çok önemlidir.  Doğru uygulanmadığında, ilaç, akciğerlere yeterli miktarda ulaşamayacağı için tedavi de etkili olamayacaktır. Bu nedenle hastaların bu ilaçları nasıl kullanacaklarını bilmeleri çok önemlidir' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/prof-dr-fulya-tahan--tekrarlay_1778054943_K3n5dE.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Prof. Dr. Fulya Tahan: 'Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/prof-dr-fulya-tahan--tekrarlay_1778054943_K3n5dE.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'nde 'el hijyeni' eğitimi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-nde--el-hijyeni--egitimi/12035/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'nde '5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü' dolayısıyla hastane personeline el hijyeni eğitim programı düzenlendi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-nde--el-hijyeni--egitimi/12035/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 22:34:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;nde &#39;5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü&#39; dolayısıyla hastane personeline el hijyeni eğitim programı düzenlendi.</p><p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;nde &#39;5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü&#39; kapsamında Enfeksiyon Kontrol Komite Başkanı Uzm. Dr. Haydar Ürün tarafından, hastane idarecilerinin de katılımıyla hastane personeline yönelik bir eğitim programı yapıldı. Eğitim de açılış konuşmasını yapan Kayseri Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ali Çöl, el hijyeninin önemi ile enfeksiyonlardan korunma yöntemlerine dikkat çekerek, hem hastane personelinin sağlığını hem de hastaların sağlığını korumak adına el hijyeninin vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı.</p><p>Eğitim kapsamında Enfeksiyon Kontrol Komite Başkanı Uzm. Dr. Haydar Ürün tarafından, el hijyeninin önemi ve enfeksiyonlardan korunma yöntemleri hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı.</p><p>Programın devamında, 2025 yılı el hijyeni uyum oranı en yüksek olan &#39;El Hijyeni Şampiyonu Klinikleri&#39; belirlenerek, 3. Basamak Yoğun Bakım Ünitesi ile Ruh Sağlığı ve AMATEM klinikleri bu unvana layık görüldü. Geçen yılın şampiyonu olan bu birimlere, Başhekim Uzm. Dr. Ali Çöl ve hastane yöneticileri tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi.</p><p>Gerçekleştirilen etkinlik; farkındalık oluşturması, bilgi düzeyini artırması ve kurumsal motivasyonu güçlendirmesi içeriğiyle dikkat çekerken, programa katkı sunan ve katılım sağlayan tüm personele teşekkür edildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kayseri-devlet-hastanesi-nde--_1778009943_RYCkEJ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kayseri Devlet Hastanesi'nde 'el hijyeni' eğitimi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kayseri-devlet-hastanesi-nde--_1778009943_RYCkEJ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ERÜ Hastaneleri'nde Organ Bağışı Farkındalık Standı açıldı]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/eru-hastaneleri-nde-organ-bagisi-farkindalik-standi-acildi/12027/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanelerinde, organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Gevher Nesibe Hastanesi Poliklinikler Girişinde,  Organ Bağışı Farkındalık Standı açıldı.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/eru-hastaneleri-nde-organ-bagisi-farkindalik-standi-acildi/12027/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanelerinde, organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Gevher Nesibe Hastanesi Poliklinikler Girişinde,  'Organ Bağışı Farkındalık Standı' açıldı.</p><p>Etkinlik kapsamında; akademik ve idari personele, hastalara ve hasta yakınlarına organ bağışının tıbbi ve yasal boyutları hakkında detaylı bilgilendirmeler yapılarak broşürler dağıtıldı. Organ bağışı farkındalık standına ziyaret eden ERÜ Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Halil Kafadar ve Başhekim Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Burcu Baran, Organ Nakli Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hemşiresinden stant hakkında bilgi aldı. Hastaneler Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Halil Kafadar, 'Unutmamalıyız ki; hayat kurtarmaya vesile olan organ bağışı, sadece 3-9 Kasım Organ Bağış Haftası&#39;nda değil, yılın her günü gündemimizde tutulması gereken hayati bir konudur. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı iyilik hareketine destek olmaya davet ediyoruz' dedi.</p><p>Standı ziyaret eden akademik ve idari personel ile vatandaşlara, e-Nabız sistemi üzerinden nasıl organ bağışında bulunabilecekleri uygulamalı olarak anlatıldı.  Gönüllü bağışçı olmak isteyen vatandaşların organ bağışı formları ise Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş uzman sağlık personeli tarafından dolduruldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eru-hastaneleri-nde-organ-bagi_1777985283_d3j2Zk.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ERÜ Hastaneleri'nde Organ Bağışı Farkındalık Standı açıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eru-hastaneleri-nde-organ-bagi_1777985283_d3j2Zk.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/yedikleriniz-kokunuzu-degistiriyor/12025/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyerek, Kötü koku çoğu zaman ter ile değil hastaların ne yediği ile alakalı oluyor dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/yedikleriniz-kokunuzu-degistiriyor/12025/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyerek, 'Kötü koku çoğu zaman ter ile değil hastaların ne yediği ile alakalı oluyor' dedi.</p><p>Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan terlemelerin ikiye ayrıldığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, 'Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hastalarımız, özellikle terleme problemleriyle bize sıkça başvuruyorlar. Tabii terlemeyi tıp literatüründe biz hiperhidroz tanısı olarak biliyoruz. Öncelikle bunu ikiye ayırmak lazım. Birincisinde sekonder yani altında bir sebep olan terleme sebeplerine bakmak lazım. Özellikle tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyeceklerle ilgili bölgesel değil ancak genel bütün vücutta gördüğümüz terlemelerin altta yatan sebeplerini biz bu alt başlıklarda mutlaka araştırıyoruz. Dahiliye uzmanlarıyla, endokrin uzmanlarıyla birlikte ve hastanın anamneziyle, hikayesiyle birlikte altta yatan sebep varsa bunu kestiğimiz zaman yaygın terlemelerin tedavisinin olabileceğini hastamızla paylaşıyoruz. Diğeri ise primer hiperhidroz dediğimiz altta herhangi bir sebep bulamadığımız bölgesel terlemeler özellikle bu gruba girmektedir. Hastalarımız da en çok bu gruptan muzdarib olmaktadırlar. Bunlar özellikle günlük hayatta gördüğümüz koltuk altı yoğun terlemeleri, el ayak bölgesi terlemeleri, alın ve yüz bölgesindeki terlemeler de yine bu gruba girmekte. Öncelikle tabii bu grupta kullanabileceğimiz tedavilerimiz çeşitli. Tabii terlemenin sıklığına, şiddetine ve hastayı rahatsız etmesine göre tedavi seçeneklerimiz değişmekte. En hafif ve orta şiddetli bölgesel terlemelerde özellikle alüminyum klorür içeren krem ve losyonları kullanabilmekteyiz. Bunlar o bölgedeki ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azaltmakta ve hafif ve orta şiddetli vakalarda bizim elimizi güçlendiren tedavi seçenekleri arasında mutlaka kullanmaktayız' dedi.</p><p>Muhammed Burak Yücel, daha ileri safhalarda terleme önleyici tedavilere başladıklarını söyleyerek, 'Bir ileri düzeyde iyontoforez dediğimiz yine terleme önleyici tedaviler de kullanmaktayız. Burada hastanın terleyen bölgesini su dolu bir küvet düşünebiliriz. Bunun içerisine alıyoruz ve düşük dozda elektrik akımı vererek o bölgeye giden, ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini geçici olarak blokluyoruz. Bu da yine hafif ve orta şiddetli hiperhidrozlarda tercih ettiğimiz ve hastaların fayda gördüğü yöntemlerden birisi. Orta şiddetli ve ağır şiddetli biraz daha terlemenin hastayı rahatsız ettiği durumlarda da biz botulinum toksin dediğimiz botoks uygulamalarını sıkça hem koltuk altında hem yüz ve alın bölgesi terlemelerinde hem de el ve ayak bölgesi terlemelerinde sıkça kullanmaktayız. Hem de hastalarımızdan tedavi sonuçları açısından gayet tatminkar sonuçlar almaktayız. Burada özellikle ter bezine giden sinirlerin aktivitesini baskıladığımız zaman hem en az 4 ay en fazla 6-7 ay olacak şekilde bu ter bezlerinin aktivitelerini biz bloklayabiliyoruz. Dolayısıyla bir yaz başlangıcının girişinde bir de kış mevsiminin başlangıcında senede iki kere bazı durumlarda hastanın semptomuna göre de senede üç kere botoks uygulamalarını etkili şekilde yaparak bölgesel hiperhidrozlarda bölgesel terlemelerin önüne geçiyoruz ve hasta açısından da gayet tatminkar sonuçlar alıyoruz. Bu söylediğimiz yöntemlere ek olarak yanıt alamadığımız, terlemeyi kontrol altına alamadığımız durumlarda da özellikle göğüs cerrahisi uzmanlarıyla konsülte edip hastamızı paylaşıp sempatektomi dediğimiz yani o ter bezlerine giden sinirin ameliyat yöntemiyle kesilip klipslemesi ve o bölgedeki ter aktivitesinin kalıcı olarak durdurulmasına yönelik cerrahi operasyonları, minör ameliyatları da yine göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlayarak hastamızı yönlendiriyoruz ve bu şekilde de eğer diğer yöntemlerden fayda alamadıysak özellikle ağır hastanın günlük hayatını bozan terleme şikayetlerinde de bu şekilde tedavi yöntemlerini kullanabilmekteyiz' ifadelerini kullandı.</p><p>'Kötü koku yenilen gıdalarla ilgili olabilir'</p><p>Hastaların terleme ile birlikte en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyen Yücel, 'Terleme ile birlikte hastaların genelde bize başvuru sebeplerinden bir tanesi koku oluyor açıkçası. Bu terlemeye genelde eşlik ettiği için özellikle biz terlemenin üzerinde duruyoruz. Yani biz eğer ter salgısını kesersek ter salgısının içerisinde çözülmüş olan koku miktarı da azalacağından dolayı koku şikayeti de hastanın kendiliğinden azalmış oluyor. Bu noktada bilimsel açıdan anlamı olan şeyler aslında biraz da hastanın yedikleriyle ilgili. Ter kokusunun sekonder çok fazla bir sebebinin olduğunu düşünmüyoruz hastalık açısından. Ancak tabii dediğim gibi bu acı baharat yiyecekleri, biraz daha soğan, sarımsak gibi ter kokusunun içerisinde daha uzun süre çözünen koku moleküllerini yayan yiyeceklerden de hastalarımızın uzaklaşmasını söylüyoruz ve özellikle ter şikayetinin azalmasına odaklandığımızda da kokunun da sekonder olarak azaldığını hastalarımızda gözlemliyoruz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yedikleriniz-kokunuzu-degistir_1777981863_XB1eJw.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yedikleriniz-kokunuzu-degistir_1777981863_XB1eJw.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ERÜ Hastaneleri'nde '5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü' etkinliği düzenlendi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/eru-hastaneleri-nde--5-mayis-dunya-el-hijyeni-gunu--etkinligi-duzenlendi/12013/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanelerinde 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü dolaysıyla bir dizi etkinlik düzenlendi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/eru-hastaneleri-nde--5-mayis-dunya-el-hijyeni-gunu--etkinligi-duzenlendi/12013/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 04 May 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanelerinde '5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü' dolaysıyla bir dizi etkinlik düzenlendi.</p><p>Gevher Nesibe Hastanesi Başhekimlik Toplantı Salonu&#39;nda düzenlenen etkinliğe Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Dursun, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Baykan,  Hastaneler Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Serap Doğan, Enfeksiyon Kontrol Kurulu Başkanı Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilgehan Aygen, Hastaneler Başmüdürü Özcan Özyurt, Hastane Müdürü Şerife Gürcan, Başhemşire Fatma Yeşil, Hastane Müdür Yardımcısı Necla Güngör Camuscu,  öğretim üyeleri, hekimler, başhemşire yardımcıları, Hastane Enfeksiyon Kontrol Kurulu Hemşireleri ve diğer sağlık çalışanları katıldı. Programa Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü&#39;nden Doç. Dr. Can Hüseyin Hekimoğlu, Esen Batır ve Dilek Altun&#39; un el hijyeni sunumları ile Enfeksiyon Kontrol Kurulu Başkanı Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar&#39;ın el hijyeni sunumuyla devam edildi. El hijyeni kokusundaki farkındalığı artırmak açısından her yıl olduğu gibi bu yılda 'El Hijyeni Şampiyonu' seçilen; Doç. Dr. Alper Özcan, Dr. Öğretim Üyesi Gülşah Akyol, Hemşire Esme Ulutürk, Temizlik Personeli Süheyla Cerit ve ve Süleyman Elbir&#39;e ödülleri takdim edildi.</p><p>Etkinlikler devam edecek</p><p>Tıp Fakültesi öğrencilerine yönelik olarak Enfeksiyon Kontrol Kurulu Başkanı Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar&#39;ın el hijyeni sunumu ve açılacak olan stant ile etkinliklere devam edilecek. Ayrıca hastane bekleme salonlarında bulunan bilgilendirme ekranlarında el hijyeni videolarının gösterimi gerçekleştirilecek. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri, 2019 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından düzenlenen Avrupa Bölgesi El Hijyeni Mükemmeliyeti Yarışmasında birinci olarak bu ödülü ülkeye ilk defa kazandıran hastane olma özelliği de bulunuyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eru-hastaneleri-nde--5-mayis-d_1777901223_FX8zvy.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ERÜ Hastaneleri'nde '5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü' etkinliği düzenlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eru-hastaneleri-nde--5-mayis-d_1777901223_FX8zvy.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Zehra Kardaş: 'Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir']]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/zehra-kardas--asilar-saglikli-bir-gelecegin-en-guclu-teminatlarindan-biridir-/11957/</link>
            <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/zehra-kardas--asilar-saglikli-bir-gelecegin-en-guclu-teminatlarindan-biridir-/11957/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, 'Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir' dedi.</p><p>ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde '24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası' kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, 'Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir' dedi.</p><p>'Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir'</p><p>Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, 'Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır' ifadelerini kullandı.</p><p>Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, 'Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/zehra-kardas--asilar-saglikli-_1777559943_fhc26b.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Zehra Kardaş: 'Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/zehra-kardas--asilar-saglikli-_1777559943_fhc26b.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uluslararası deneyim yerli hastalara taşınıyor]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/uluslararasi-deneyim-yerli-hastalara-tasiniyor/11884/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık turizmi alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren International Plus, bugüne kadar ağırlıklı olarak yurt dışından gelen hastalara sunduğu ileri teknolojiye dayalı diş tedavisi hizmetlerini artık Türkiye'den hastalara da açtığını duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/uluslararasi-deneyim-yerli-hastalara-tasiniyor/11884/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık turizmi alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren International Plus, bugüne kadar ağırlıklı olarak yurt dışından gelen hastalara sunduğu ileri teknolojiye dayalı diş tedavisi hizmetlerini artık Türkiye&#39;den hastalara da açtığını duyurdu.</p><p>Türkiye&#39;nin sağlık turizminde büyümesini sürdürdüğü bir dönemde hayata geçirilen bu adım kapsamında, kurumun dijital diş hekimliği altyapısı ve hızlı tedavi protokolleri, yerli hastaların erişimine de sunuluyor. Türkiye; 2025 itibarıyla 1,5 milyonu aşkın uluslararası hastaya hizmet vererek sağlık turizminde güçlü konumunu pekiştirirken, özellikle dental turizm alanında yüksek teknoloji ve uzmanlık odaklı büyümesini sürdürüyor. Bu gelişim, sektörde faaliyet gösteren kurumların hizmet modelini dönüştürerek yerli hastalara da aynı kaliteyi sunma yönünde önemli bir ivme katacak. International Plus Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Sorumlu Hekimi Dr. Eren Gülbahar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;</p><p>'Diş tedavilerinde başarı, hekim deneyimi ile teknolojinin uyumuna bağlıdır. International Plus olarak her zaman en güncel ve yenilikçi teknolojileri kullanmayı öncelik haline getiriyoruz. Bugüne kadar bu yaklaşımı ağırlıklı olarak uluslararası hastalarımız için uyguluyorduk. Artık aynı standartları Türkiye&#39;deki hastalarımıza da sunuyoruz. Dijital altyapımız sayesinde hastalarımız tedavi sürecini daha şeffaf ve güvenli şekilde deneyimliyor. Son teknoloji cihazlar ile donatılmış dijital diş hekimliği deneyimini yaşattığımız Sağlık Turizmi hastalarımızın katkılarıyla edinmiş olduğumuz tecrübeler sayesinde hem hasta memnuniyetinin hem de tedavi başarısının arttığını gözlemledik. Şimdi bu deneyimi kendi halkımızla da paylaşmanın heyecanı içindeyiz. Amacımız, hem hasta memnuniyetini hem de tedavi başarısını en üst seviyeye taşımak.'</p><p>Dr. Eren Gülbahar; kurumun vizyonunun yalnızca uluslararası pazarda büyümek değil, aynı zamanda Türkiye&#39;deki hastaların da dünya standartlarında sağlık hizmetine erişimini sağlamak olduğunu vurguladı. International Plus Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Sorumlu Hekimi Dr. Eren Gülbahar; bu deneyimin Türkiye&#39;ye taşınmasının, yerli hastaların da dünya standartlarında dental çözümlere kendi ülkelerinde erişebilmesini sağlayacağını belirtirken 'International Plus olarak Nisan 2025 yılında yapılan Balkan Sağlık Turizmi Forumunda Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu&#39;nun koymuş olduğu &#39;Sağlık turizminde 20 milyar dolar&#39; vizyonu istikametinde biz de farklı ülkelerdeki yatırımlarımızla büyümeyi hedefliyoruz. Diğer yandan, attığımız bu adım, sağlık hizmetlerinde kalite standardının yükselmesini, Türkiye&#39;nin yalnızca yabancı hastalar için değil, yerli hastalar için de ileri teknolojiye erişimin merkezi haline gelmesini sağlayacak' diyerek sözlerini tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uluslararasi-deneyim-yerli-has_1777280222_JdyHOr.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uluslararası deneyim yerli hastalara taşınıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/uluslararasi-deneyim-yerli-has_1777280222_JdyHOr.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Melikgazi Belediyesi'nden Diş Hastanesi müjdesi]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/melikgazi-belediyesi-nden-dis-hastanesi-mujdesi/11843/</link>
            <description><![CDATA[Koruyucu sağlık hizmetlerini ilçede yaygınlaştırarak vatandaşların yaşam kalitesini artıran Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; Selçuklu, Danışmentgazi ve Osmanlı Mahallesine hizmet verecek diş hastanesi yaptıklarının müjdesini verdi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/melikgazi-belediyesi-nden-dis-hastanesi-mujdesi/11843/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Koruyucu sağlık hizmetlerini ilçede yaygınlaştırarak vatandaşların yaşam kalitesini artıran Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; Selçuklu, Danışmentgazi ve Osmanlı Mahallesine hizmet verecek diş hastanesi yaptıklarının müjdesini verdi.</p><p>7 yılda yaptıkları sağlık yatırımları ile ilçeye sağlık alanında altın yıllarını yaşattıklarını söyleyen Başkan Palancıoğlu, Selçuklu Mahallesinde yapılan projeyi yerinde inceleyerek; 'Selçuklu Mahallemiz&#39;de yaptığımız çalışmaları ncelemek üzere sahadayız. Selçuklu, Danışmentgazi ve Osmanlı Mahallemizi kapsayan bu bölgeye çok güzel bir hizmet kazandırıyoruz. Bu 3 mahalleye hizmet verecek olan bir diş hastanesi yaptık. Binanın yapımı bitti. İçinin temizliği, tefrişi ve peyzajı kaldı. Bu bölgede vatandaşlarımız dişle alakalı sıkıntılarında Hürriyet Diş Hastanesi&#39;ne gittiği için insanlar zorlanıyordu ve yoğunluk oluyordu. Sağ olsun. İl Sağlık Müdürümüz Mehmet Erşan Bey&#39;in destekleriyle buraya bu hizmeti kazandırıyoruz. Tam 8 adet uzman diş hekimimiz olacak. Röntgen odası da bulunacak. Dolayısıyla ameliyat haricinde dişle ilgili her türlü hizmet burada verilecek. İnşallah Selçuklu, Osmanlı ve Danışmentgazi Mahallesindeki vatandaşlarımız bu diş hastanesini yoğun bir şekilde kullanacak.Melikgazi&#39;mize hayırlı olmasını dilerim' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/melikgazi-belediyesi-nden-dis-_1777028582_2W5G8v.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Melikgazi Belediyesi'nden Diş Hastanesi müjdesi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/melikgazi-belediyesi-nden-dis-_1777028582_2W5G8v.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Erken ve zamansız menopoza girdiyseniz bu uyarıları dikkate alın]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/erken-ve-zamansiz-menopoza-girdiyseniz-bu-uyarilari-dikkate-alin/11787/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Doç. Dr. Mehmet Ak, erken ve zamansız menopoz ile ilgili bilgi verdi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/erken-ve-zamansiz-menopoza-girdiyseniz-bu-uyarilari-dikkate-alin/11787/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü&#39;nden Doç. Dr. Mehmet Ak, erken ve zamansız menopoz ile ilgili bilgi verdi.</p><p>Kadınlardaki erken veya zamansız menopoz; sıcak basması, gece terlemesi, adet düzensizliği, cinsel ilişki sırasındaki ağrı, vajinal kuruluk, sinirlilik hali ve zihin bulanıklığı gibi belirtilerle başlıyor. Kadınların yüzde 5&#39;inde görülebilen erken veya zamansız menopoz, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı olumsuz etkileyerek yaşam konforunu bozabiliyor. Yaşam tarzı değişiklikleri ve hormon tedavileriyle bu süreç sorunsuz atlatılabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü&#39;nden Doç. Dr. Mehmet Ak, erken ve zamansız menopoz ile ilgili bilgi verdi.</p><p>Kadınlarda erken menopoz, 45 yaşından önce düzenli adet görmenin sona ermesiyle başlar. Prematüre (zamansız) menopoz ise yumurtalıkların hormon üretmeyi durdurmasıyla 40 yaşından önce başlayan önemli bir sorundur. Erken ve zamansız menopoz aynı nedenlere bağlı olabilir. 45 yaşından önce meydana gelen menopoz erken olarak tanımlanırken, 40 yaşından önce hormon faaliyetinin durması zamansız menopoza işaret eder. Bu sorunlar bazen doğal olarak ortaya çıkabileceği gibi başka bir soruna bağlı olarak da tetiklenebilir.</p><p>En önemli belirti adet düzensizliği</p><p>Hormon seviyelerinin düşmesi genellikle 45 ile 55 yaş arasındaki normal adet gören kadınları etkiler. Erken veya zamansız menopozun en belirgin belirtisi, adet dönemlerinin düzenli olmaması ya da 45 yaşından önce durmasıdır. Diğer belirtiler şunlar olabilir;</p><p>'Sıcak basması durumu ve gece terlemesi. Vajinal kuruluk. Uyku bozukluğu. Aşırı kaygı ve ruh halindeki değişim. Cinsel istekte azalma. Cinsel ilişki sırasında ağrı. Konsantrasyon sorunu. İdrar kaçırma.'</p><p>Başlama zamanı her kadında farklı</p><p>Çoğu kadın 40&#39;lı yaşlarında menopoza girer, ancak bu kişiden kişiye değişebilir. Menopoz döneminde kadınların; fiziksel, psikolojik, sosyal ve cinsel değişiklikler yaşaması yaşam kalitesini düşürür. Kadınların doğurganlıktan yumurtalıkların işlevini kaybetmeye başladığı dönem kademeli olarak gerçekleşir. Her kadın için menopozun başlayacağı kesin bir yaş yoktur. Menopoz dönemi genellikle kabaca yaşamın 4&#39;üncü 10 yılında başlar ve her kadına göre bu süre değişiklik gösterebilir. Yapılan çalışmalarda menopoz döneminin 40 yaşında başlayıp 54 yaşına kadar kademeli olarak bittiği belirlenmiştir. Menopozu başlatan birçok neden olmasına rağmen, nedenlerin tüm kadınlar için geçerli olup olmadığı konusunda fikir birliği oluşmamıştır.</p><p>Bu sorunlar menopoz nedeni</p><p>Zamansız ve erken menopoza kullanılan ilaçlar, cerrahi işlemler ve hastalıklara neden olabilir.  Erken ve zamansız menopozun sebebi şunlar olabilmektedir:</p><p>'Ailede zamansız ve erken menopoz öyküsü olan kadınların bu sorunla yüz yüze gelme ihtimali yüksektir. Yapılan araştırmalarda sigara içen kadınların içmeyenlere göre menopoza 2 yıl önce girme ihtimalinin bulunduğunu göstermiştir. Kanser nedeniyle yapılan tedavi sürecindeki kemoterapi veya pelvik radyasyon tedavilerinin çok sayıdaki kadının yumurtalıklarına zarar verdiği ve adetlerin kalıcı ya da süreli olarak kesildiği belirlenmiştir. Yumurtalıkların cerrahi sonucunda alınması menopoz belirtilerinin başlamasını sağlamaktadır. Bu ameliyatın arından adet duracak ve hormon seviyesi hızla düşecektir. Rahim alınması ameliyatı sonrasında bazı kadınların yumurtalıkları korunabilmektedir. Ancak adet görme ve hamile kalama mümkün olmayacaktır. Kadın menopoza girmemiş olsa bile yumurtalıklar hormon üretmeye devam edeceği için muhtemelen hemen menopoz süreci başlamaz. Tiroid hastalığı ve romatoid artrit gibi bağışıklığı baskılayan otoimmün hastalıklar hormon üretimini düşürür. Normalde hastalıklarla savaşan vücudun bağışıklık sistemi, yanlışlıkla yumurtalıklara saldırabilir. HIV ve AIDS ilaçlarla kontrol altına alınamadığında erken menopoza neden olabilir. Eksik kromozomlarla veya kromozom sorunları olan kadınlar erken menopoza girebilir. Örneğin, Turner sendromu nedeniyle bazı kadınlar X kromozomunun tamamı veya bir kısmı olmadan doğar, yumurtalıkları doğumda normal şekilde oluşmadığı için menopoz döneminde adet döngüleri normal olmayabilir. Kronik yorgunluk sendromu nedeniyle aşırı yorgunluk, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, hafıza kaybı, baş ağrısı, gibi semptomlarla başlar. Yapılan araştırmalarda bu kadınların erken veya zamansız menopoza girme ihtimalinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir.'</p><p>Hormon seviyeleri kontrol edilmeli</p><p>Zamansız veya erken menopozun tedavisi için düşük seviyelerdeki hormonları yerine koymak için kullanılan kombine doğum kontrol hapı veya hormon replasman tedavisi önemlidir. Ancak bazı kanser türlerinin varlığı, mesela bazı meme kanseri türleri, hormon tedavisi alınmasına engeldir. Her şeyden önce dengeli ve düzenli beslenmenin yanı sıra durağan değil hareketli yaşam tarzı, belirtileri azaltmaya ve sağlıklı kalmaya yardımcı olacaktır. Özellikle yaşam tarzı değişikliklerini deneyen kadınların bu süreci daha sağlıklı geçirdiği belirlenmiştir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/erken-ve-zamansiz-menopoza-gir_1776844083_8Ul9KQ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Erken ve zamansız menopoza girdiyseniz bu uyarıları dikkate alın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/erken-ve-zamansiz-menopoza-gir_1776844083_8Ul9KQ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bahar aylarında cildinizi sosyal medyaya emanet etmeyin]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/bahar-aylarinda-cildinizi-sosyal-medyaya-emanet-etmeyin/11629/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, ilkbahara girerken vatandaşların sosyal medya üzerinden popüler olan uygulamalara aldanmaması gerektiğini söyleyerek, Sosyal medyada görülen uygulamaların her cilt ve hasta için uygun olmadığını bilmek gerekiyor dedi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/bahar-aylarinda-cildinizi-sosyal-medyaya-emanet-etmeyin/11629/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, ilkbahara girerken vatandaşların sosyal medya üzerinden popüler olan uygulamalara aldanmaması gerektiğini söyleyerek, 'Sosyal medyada görülen uygulamaların her cilt ve hasta için uygun olmadığını bilmek gerekiyor' dedi.</p><p>Kıştan çıkarken cilt kusurlarının daha belirgin hale geldiğini söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, 'Artık kış mevsiminin yavaş yavaş kendini bahara ve devamında yaz mevsimine bırakmasıyla birlikte ciltte meydana gelen belli değişiklikler var. Kıştan çıkarken cildimizde özellikle gözenekli görüntü, lekelerin daha belirgin hale gelmesi, matlaşma, bulanık görüntü gibi cilt rahatsızlıkları, cilt ton eşitsizlikleri, renk tonu eşitsizlikleri gibi belirtiler daha belirgin hale gelmektedir. Özellikle kış mevsiminden çıkarken. Dolayısıyla hastalarımızın yaza girerken ciltlerini, derilerini, deri kalitelerini toparlamak yönünde belli talepleri olur bizden. Tabi ki bu döneme girmemiz ile birlikte yazın yapabileceğimiz uygulamalarda biz iyileşme süresinin uzun olduğu yahut ağır cilt soyucu tedavileri ağır tedavileri tercih etmiyoruz. Çünkü güneşin daha dik açı ile gelmesiyle birlikte bu uygulamalarla komplikasyon riskimiz artmaktadır. Neler yapabiliriz? Özellikle bu bahar döneminde yaza geçiş döneminde cildimizi hazırlamak için diye soracak olursak, bu dönemde özellikle kimyasal peelingler derin değil, hafif peeling, hafif soyucu işlemleri kullanabiliriz. Yine nem aşıları gibi uygulamaları rahatlıkla kullanabiliyoruz. Leke mezoterapileri dediğimiz özellikle görünen derin ve yüzey tabakalarındaki lekelenmelere yönelik mezoterapi işlemlerimizi yapabiliriz. Yine botoks uygulamalarını rahatlıkla bu mevsimde yaza geçiş aşaması da kullanabiliriz. Cilt tipine göre yine medikal cilt bakımlarını kullanabiliriz. Akneli ciltlerde yine rozalı ciltlerde özelliğine göre bakım rutininde hastalarımızın kullandığı ürünleri değiştirmekle birlikte bunları da yine kullanabiliriz' dedi.</p><p>Dr. Yücel, bahar ve yaz aylarına girerken özellikle güneş kreminin kullanılmasının önemli olduğunu söyleyerek, 'Tabi ki bu yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte işlemlerimizi yapabiliyoruz ama hastalarımızdan da talep ettiğimiz şeyler oluyor. Bunlar ne olabilir? Özellikle güneş kremini çok sık ve etkili şekilde kullanımını mutlaka öneriyoruz. Çünkü her yaptığımız işlem cildimizi birazcık daha hassas hale getirdiği için güneş ışınlarından komplikasyonlardan korunmamız için mutlaka SPF 30 yada 50 güneş kremlerini gün içerisinde 2-3 kere yenileyecek şekilde kullanmamız şart. Hatta tatil dönemlerinde tatilde gidilen dönemlerde de mutlaka şapka ve güneşi şeffaf şekilde geçirmeyen kıyafetlerle yani fiziksel bariyer dediğimiz kıyafetlerle de destekleyerek istenmeyen ultraviyole ışınlarının istenmeyen yan etkilerinden de kurtulmayı planlıyoruz. Bunlar da bizim hastalarımızdan talep işlemler oluyor' ifadelerini kullandı.</p><p>'Sosyal medya yöntemleri her cilde uygun olmayabilir'</p><p>Dr. Muhammed Burak Yücel, sosyal medyada popüler olarak görülen uygulamaların her hastaya ve cilde uygun olmadığını söyleyerek, 'Belki bir diğer dikkat edeceğimiz nokta her işlemi sosyal medyada özellikle şu an popüler olan her işlemin her hastaya uygun olmadığını bilmek ve bunu mutlaka ehil ellerde dermatoloji uzmanların da mutlaka hastaların beklentilerini ve cilt özelliklerini, deri özelliklerini de bir araya getirerek yapabileceğimiz optimum şeyleri mutlaka doktor kontrolünde yapmak. Çünkü internette bazı görülen sosyal medyada popüler olan hemen sonuç aldığımız önce-sonra fotoğrafları arasında bizim ne yapıldığını bilmediğimiz ama mükemmel sonuç alınan işlemlerin bir o kadar da komplikasyon oranının arttığını bilmekte fayda var. Çünkü bizim için önemli olan Sürdürülebilir ve uzun süreli iyilik halleridir. Hemen yapılan işlemlerde bizim de sonuç alabildiğimiz uygulamalar olabilir. Ancak uzun dönemde 2 ay sonra 3 ay sonra tekrar kış aylarında yeniden girdiğimizde aynı sorunla örnek veriyorum leke tedavisi yapıldıysa o lekenin çok daha artmış ve nüksetmiş bir biçimde yahut roza hastalarında yahut akne hastalarında çok daha komplike ve nüksetmiş bir şekilde hastalar bize geri geldiği zaman bundan ne hasta hoşnut olacaktır ne hekimin istediği bir sonuç olacaktır. Önemli olan uzun süreli sürdürülebilir iyilik halidir sağlık uygulamalarında, dermokozmetik uygulamalarında. Dolayısıyla sosyal medyada popüler olan her işlemin her hasta grubu için uygun olmadığını bilmek çok önemli. Mutlaka doktor kontrolünde cildin ihtiyacına göre, ihtiyaçlarına göre uygun her iki tarafında hastanın ve hekimin beklentilerini karşılayacak şekilde bir planlama yaparak uzun süreli iyilik halini sürdürmek ve yaz dönemini geçirerek tekrardan sonbahar döneminde cildimiz hazırlamak önemlidir diyebiliriz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bahar-aylarinda-cildinizi-sosy_1776067383_hxqcLF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bahar aylarında cildinizi sosyal medyaya emanet etmeyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bahar-aylarinda-cildinizi-sosy_1776067383_hxqcLF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuklarda sık kulak çekmesine dikkat]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/cocuklarda-sik-kulak-cekmesine-dikkat/11557/</link>
            <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocuklarda huzursuz ve iştahsızlığın önemli bir nedeni olan kulak ağrısı hakkında bilgi verdi.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/cocuklarda-sik-kulak-cekmesine-dikkat/11557/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü&#39;nden Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocuklarda huzursuz ve iştahsızlığın önemli bir nedeni olan kulak ağrısı hakkında bilgi verdi.</p><p>Çocuklarda ve bebeklerde sık görülen bir sağlık sorunu olan kulak ağrısının birçok sebebi olabiliyor. Ağrının en önemli nedenlerinden biri olan kulak enfeksiyonları, her 6 çocuktan 5&#39;inde 3 yaşına kadar görülebiliyor. Kulak ağrısına yol açan enfeksiyonlara zamanında müdahale edilmediğinde işitme kayıpları yaşanabiliyor. Konuşma kabiliyeti olmayan küçük çocuklar ve bebekler ise ağrının varlığını kulaklarını çok sık çekerek belli edebiliyor.</p><p>Çocuklarda kulak ağrısının 8 nedeni</p><p>Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocuklarda kulak ağrısının nedenleri ile ilgili verdiği bilgilerde, 'Kulak enfeksiyonları ve diğer kulak, burun ve boğaz sorunları nedeniyle ebeveynler çocuklarını doktora çok sık getirmektedir. Çocuklarda kulak enfeksiyonlarının sık görülmesinin nedeni ise kulak zarının arkasında sıvı birikmesine neden olan östaki tüplerinin yetişkinlere oranla iyi çalışmaması ve bağışıklık sistemlerinin henüz gelişme aşamasında olmasıdır. Kulak enfeksiyonları, çocuklarda iştahsızlığa, uyku ve zamanla duyma problemine yol açmaktadır. Çocuklarda kulak ağrısının nedeni şunlar olabilir; Kulak enfeksiyonu, kulakta biriken sıvı, yüzücü kulağı, kulak kirinin kanalı tıkaması, kulağa sokulan ve orada sıkışıp kalan cisimler, kulak kanalının tahriş olması ya da ortaya çıkan yaranın olması, diş çürüğü veya diş çıkarma gibi bir diş probleminin varlığı ve sık tekrarlanan boğaz ağrısı' dedi.</p><p>Enfeksiyon aniden başlar</p><p>Enfeksiyonların aniden başladığını söyleyen Ertural, 'Çocuklardaki kulak enfeksiyonu çoğu zaman orta kulakta aniden ortaya çıkar. Orta kulak, kulak zarı ile iç kulağın arasında bulunan hava dolu boşluktur. Bu boşlukta, ses titreşimlerini kulak zarından iç kulağa ileten hassas kemikler bulunur. Orta kulağı, boğaz arkasına bağlayan kanalda ise östaki tüpleri vardır. Bu tüpler kulaktaki hava basıncını düzenler ve orta kulak boşluğunda sıvı birikmesini önler. Östaki borusundaki sorunlar ise orta kulak boşluğundan sıvı boşalmasının zorlaşmasına ve bu da işitme kaybına neden olabilir. Kulak enfeksiyonları da orta kulakta sıvı birikmesine yol açar. Sonuç olarak sıvı birikimi orta kulağın enfekte olmasının en önemli nedenidir' ifadelerini kullandı.</p><p>Ertural enfeksiyonlarla ilgili verdiği bilgilerde 'Orta kulak enfeksiyonları; virüsler veya bakteriler çocukların kulak zarının arkasındaki alandaki boşlukta enfekte olarak kulak ağrısına, ateş veya işitme kaybına neden olur. Genellikle 7 yaşın altındaki çocuklarda sık rastlanan bu durum, özellikle de soğuk algınlığı sonrasında etkili olur. Orta kulak ile burnun arka kısmını birbirine bağlayan östaki tüplerinin gelişmemiş olması nedeniyle orta kulakta sıvı birikir. Bu nedenle zararlı bakteriler bu alanda çoğalır.</p><p>Dış kulak enfeksiyonları; en önemli nedeni dış kulak kanalının enfekte olmasıdır. Sonuç olarak ağrı veya akıntı ortaya çıkar. Bu enfeksiyonlar büyük çocuklarda yaygın bir durumdur. Aşırı suya maruz kalma (yüzücü kulağı), tırnak ya da pamuk çubuklarıyla kulak kanalının tahriş edilmesinden kaynaklanabilir' dedi.</p><p>Oluşmaması için önlem alınmalı</p><p>Enfeksiyonların oluşmaması için alınması gereken önlemleri sıralayan Ertural, 'Kulak ağrısı ile başlayan sürecin önlenmesinde, aşağıdaki yöntemler etkili olabilmektedir. Çocuklara grip aşısının sezon başında yaptırılması enfeksiyonun oluşma ihtimalini düşürecektir. Çocukların kulağı, pamuk çubukları veya sivri cisimlerle kesinlikle temizlenmemelidir. Mevsimsel nezlesi olan kişilerden çocuklar uzak tutulmalıdır. Diğer çocuklarla etkileşim halinde olan çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Bebeklere yatar vaziyette kesinlikle biberon verilmemelidir' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cocuklarda-sik-kulak-cekmesine_1775720524_f6TP4Q.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuklarda sık kulak çekmesine dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/cocuklarda-sik-kulak-cekmesine_1775720524_f6TP4Q.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'ne 'Yılın Yenilikçi Sağlık Profesyonelleri' ödülü]]></title>
            <link>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-ne--yilin-yenilikci-saglik-profesyonelleri--odulu/11473/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesi'nde görev yapan Operatör Doktor Zekeriya Çetinkaya, Doctorclub Awards 2025 Türkiye'nin Sağlık Ödülleri kapsamında 'Yılın Yenilikçi Sağlık Profesyonelleri' ödülünü aldı.]]></description>
            <guid>https://www.erciyeshaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-ne--yilin-yenilikci-saglik-profesyonelleri--odulu/11473/</guid>
            <category domain="https://www.erciyeshaber.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;nde görev yapan Operatör Doktor Zekeriya Çetinkaya, Doctorclub Awards 2025 Türkiye&#39;nin Sağlık Ödülleri kapsamında &#39;Yılın Yenilikçi Sağlık Profesyonelleri&#39; ödülünü aldı.</p><p>Kayseri Devlet Hastanesi&#39;nde görevli Operatör Doktor Zekeriya Çetinkaya, göz enfeksiyonlarının tanı ve tedavisine yönelik akıllı kontakt lens geliştirilmesi çalışması ile Doctorclub Awards 2025 Türkiye&#39;nin Sağlık Ödülleri kapsamında &#39;Yılın Yenilikçi Sağlık Profesyonelleri&#39; ödülüne layık görüldü.</p><p>Hastane yönetimi tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada ise, 'Başta Başhekimimiz Uzm. Dr. Ali Çöl olmak üzere Kayseri Devlet Hastanesi ailesi olarak yürekten tebrik ediyor; başarılarının devamını diliyoruz' ifadelerine yer verildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kayseri-devlet-hastanesi-ne--y_1775305983_1NGIdf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kayseri Devlet Hastanesi'ne 'Yılın Yenilikçi Sağlık Profesyonelleri' ödülü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.erciyeshaber.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kayseri-devlet-hastanesi-ne--y_1775305983_1NGIdf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Erciyes Haber ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Erciyes Haber</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>